Çifte standart

Mustafa ÖZKESKİN 18 Mayıs 2017 Perşembe, 06:06

LİG maratonunda finişe 3 adımlık mesafe kalırken, futbolda mevsim normalleri: Stres artıyor, herkes gergin, 'baskı'dan söz ediyor...

Hataların tavana vurduğu geride kalan hafta feryat figan kapandı...

Ve Bülent Yıldırım...

Çaldığı ve çalmadığı düdüklerle, gösterdiği göstermediği kartlarla Bursa'daki Beşiktaş maçıyla futbol tarihine kara bir leke olarak düşüyor!

Hata yapan hakemi bağışlayabilirsiniz ama korkağı asla!..

Çünkü futboldaki zorbalığı körükleyen de korkaklıktır.

'Türk hakemliği iyi yolda' diyorlar ya...

XXX

Yere göğe sığdırılamayan FIFA kokartlı Cüneyt Çakır başta olmak üzere, Hüseyin Göçek, Ali Palabıyık, Mete Kalkavan, Alper Ulusoy, Tolga Özkalfa, Barış Şimşek ve diğerlerini gel de eleştirme.

Yönettikleri iki maçtan biri vukuatlı! Hepsi toplu katliamdan sabıkalı!

3 İstanbul Büyüğü'nün oyuncuları, maçlarında hakemi elleriyle dilleriyle dövüyor.

Quaresma'nın ayakkabı numarası Aziz Behiç'in sırtında okunuyor!

Kartlar cepte kalıyor! Maç elden giderken Adnan Örnek kenardan fırlayıp tabii ki kart isteyecek.

Gaziantep'te Bülent Uygun, Galatasaray maçında hedefine kan doğranırken tabii ki dördüncü hakeme çıkışacak.

Xxx

Beşiktaş karşısında Gençlerbirliği lime lime doğranırken devre bitiminde Ümit Özat tabii ki sahanın ortasına kadar koşup hakeme 'neden' diye soracak...

Onlar robot değil ki, insan!

'Hakemler de insan, hata yapar' ya da 'her takıma yapılıyor' kolaycılığıyla bugünlere gelindi. Sanki hakemin hata yapması gayet normal gibisinden bir izlenim beyinlere işlendi. Adalet duygusunun kaybolduğu görüşüyle sarıp sarmalanmış durumda ülke futbolu...

Kaybeden de bağırıyor, kazanan da!

Kaosun baş aktörleri de hakemler...Sayılan veya sayılmayan goller...

Adamına göre kartlar, takımına göre penaltılar...Çalınan ya da çalınmayan ofsaytlar...

İşin dönüp dolaşıp dayandığı yerde işte burası; çifte standart!