CİNNETTEN CENNETE!..          

Mustafa ÖZKESKİN 18 Mart 2018 Pazar, 06:00

SİVAS maçından bir gün önce Osmanlı ile Antalya'nın deplasmanda kazanmaları Bursaspor adına can sıkıcı olduğu kadar işin vahametini ve de ciddiyetini daha da katmerlemişti... Öyle ya; Timsah bir önceki hafta Osmanlı'ya kaybetmişti, bir sonraki hafta da Antalya'ya gidecekti.

Nitekim oyun; 'Bursaspor'un kaybedecek vakti yok' havasını veren bir hareketlilikle başladı. Stancu daha maça 'Bismillah' demeden 10. Saniyede golü atsa, Bursaspor soyunma odasından maça 1-0 önde çıkmış sayılacaktı. Gol kaçtı ama tribünlerin neşesi, sahadaki Yeşil Beyazlı formalıların da hevesi kaçmadı.

Le Guen'in öğrencileri gözünü mutlak galibiyete diktiği gibi, bir an önce sonuca gitme konusunda da ısrarcıydı.

XXX                                                                                                                                              

Sivasspor, bu baskı karşısında, önceleri sinen/ürken/endişe duyan bir takımdan çok; pusuya yatmış ve rakibinin boş anını, hatasını, uygun fırsatı kollayan takım görünümündeydi.

Yiğido için 'Korkuyor' değil, ancak 'Kolluyor' denebilirdi. Robinho, delişmen halleriyle, Kone'ye 'al da at' diye yaptığı harika asistlerle ev sahibinin canını sıkıyordu.

Dur bakalım neler olacak derken; hiçbir şey olmadan, devre arası kapıya dayandı!

İlk devrede olduğu gibi ikinci yarıda da Kembo, sağ kanattan derin/keskin/etkili sokuluşlar yapıyordu ama ne yazık ki ortalarına dokunacak bir takım arkadaşı yoktu!

Timsah'ın hocası takımının tek kürekli sandal gibi sürekli sağa çektiğini görünce, Grozav'ın yerine Yusuf Erdoğan'ı oyuna atıp sol kanadı da hareketlendirdi.

XXX                                                                                                                                                    

Bunlar olurken; tribünden yüklenen taraftar, sahanın içine futbolcuları davet ediyor, Stancu-Bostock- Yusuf üçlüsü ile iki kenar bek Aziz ve Barış'da bu çağrıya icabet edince Sivas kalesi pozisyona boğuluyordu.

Yiğido'nun öne geçmek adına coştuğu anlarda oldu ama kaleci Harun, 3-5 sınır nöbetindeki 'Mehmetçik' gibiydi. Ne top geçirdi ne de adam...

Bifuoma ve Paul Papp'la kaçan goller Bursa tribünlerini 'cinnet' havasına sokuyor ne var ki, 83'te Aziz'in asistinde topu ağlara gönderen Stancu'nun golü Bursaspor'un geleceği adına 'cennetin' kapılarını aralıyordu...

Bu galibiyette herkesin emeği, teri var ancak dünkü oyunda iki kişiyi ayırmak gerek. Biri Harun, diğeri ise Stancu. Biri tuttu, diğeri attı...