Deplasman özürlüsü!

Mustafa ÖZKESKİN 12 Mart 2017 Pazar, 06:22

Geçen haftanın uzatmalarda kaybedeni ile uzatmalarda kazananının başkent randevusu öncesi istatistiklere baktığımızda Osmanlıspor sahasındaki 4 maçını da kayıplarla kapatmış. Deplasmandaki son galibiyetini 22 Ekim 2016'da Alanya'da alan Bursaspor ise üst üste çıktığı 7 dış saha seferinden evine gülerek dönmeyi bir türlü başaramamış.

Oyun başladığında Bursaspor ev sahibi ekibin nefes alışını kontrol eden pozisyondaydı. Osmanlı ne yapıyor, ne yapacak, ne yapmalı diye süzen bir tavrı vardı. Maç dengedeyken, terazinin ibreleri eşit gösterirken, Batalla her zaman olduğu gibi yine ortaya çıktı. Arjantinli'nin yüzünde patlayan Musa'nın uçan tekmesi Timsah'a penaltı getirdi. Deniz Yılmaz da beyaz noktadan tabelayı konu takım lehine çevirdi.

XXX 

İkinci yarıda saha ve seyircisi önünde geriye düşmenin mahcubiyeti ile Osmanlı'nın daha fazla Timsah'ın üzerine geleceğini düşünüyoruz. Bunun getirisiyle de Bursaspor'un rakip savunmada çok daha gedik bulacağını umuyoruz.

Nitekim öyle de oluyor...

Amma velakin; gol olmalı denilen pozisyonlar olmuyorsa.

Rakibin zor bulduğunu sen kolay buluyor da harcıyorsan.

Eğer açmasını bilmiyorsan, kapılar duvar oluyorsa.

8. deplasmanda da kayıp puanlar kaçınılmaz oluyor!

 Kontrataklarla gelen pozisyonlarda ikinciyi atıp maçı koparmak an meselesi ama olmuyor. Futbol pozisyon hesabına bakmıyor, maçın sonucuna etki eden yanlışların kralına bakıyor.

Sonuç olarak Bursaspor'un dünkü maçı kazanacak pozisyonları vardı ama takım olarak kazanma ruhu yoktu.

 XXX

Bursaspor'un kalesinde gördüğü beraberlik golü de akıllara ziyan! Kale çizgisi üzerine yan yana dizili Yeşil Beyazlı üç savunmacı var. Amini Umar'ın şutunda top o 3 oyuncunun resmen iç organlarının içinden geçiyor.

Olacak işi değil ama Bursaspor'da bu hep oluyor...

Harun, Batalla, Aziz Behich ile yetenek yerine yürekle oynayan Şamil'i topla, çıkar, tekrar topla elde var sıfır!

Özetle; puan kayıplarını, alışkanlık haline getirenlerle Ankara'da bir tahribat daha... Üzerlerine afiyet.

Tarihin en berbat sezonlarından biri yaşanıyor.

Birinci sınıf formanın içinde ikinci sınıf kapasiteli beylerin sayesinde!

Ordan burdan toplayarak bu kadroyu oluşturma becerisini başaranlara (!) vallahi helal olsun.