DEVE VAR PARA YOK

Mustafa ÖZKESKİN 16 Temmuz 2015 Perşembe, 06:08
Alıştık mı, bıktık mı, kaşarlandık mı bilemem başta transfer olmak üzere Bursaspor konusunda hiçbir gelişme eskisi kadar heyecanlandırmıyor bizi! Şaşırtmıyor...'Vay be' diyemiyoruz... Sonu belli film izler gibi... Fikstür ile son düzlük ufukta belirdi neredeyse top başı startı için geri sayıma geçildi ama camia hala kendine gelemedi! Oysa fikstür çekiminin hemen ardından, taraftar dünyasında ilk maç, ilk deplasman, ilk büyük kapışma gibisinden camiayı heyecanlandıran, futbol aşkına ayrı bir lezzet katan ayrıntılar tartışılırdı. Şimdi çıt yok! Takımda giden kadar gelen de var. Buna rağmen Yeşil Beyaz renklere gönül verenler neden karalar bağlar? ***** Fernandao, Şener, Belluschi, Civelli, Frey ve de Enes... Timsah'ın bu gidenlere karşın transferdeki tercihlerine bakıyorum. Sivok, Erdem, Mert, Tomas Necid, Berisha ve de Jorquera... Hasarları onaracak transferler elbette gerekli ama nereye kadar? Çok eskilere gitmeğe gerek yok, Bursaspor'un verdiklerinin karşılığını bulmakta zorlandığını yakın geçmişteki transferlerde de gördük. Bu camia başkan ve yöneticilerinden yabancıya çılgın paralar saçan '3 İstanbullu' ile idrar yarışına girmelerini beklemiyor. Ama şampiyon kartvizitiyle bu ligde başrol oynamış bir takımın kıytırık transferlerle figüran konumuna düşme ihtimalini de kabullenemiyor. ***** Sakın ola transferden sorumlu olanların işi hafife aldıklarını kimse düşünmesin. Tam tersi; duyuyor ve biliyoruz ki çalmadık kapı bırakmadılar ama nafile! Deve var bir akçe, deve var bin akçe... Anlaşılan o ki; konunun muhatapları deveyi buluyorlar ama paraya kıyamıyorlar! Malum, merhum Başkan İbrahim Yazıcı bonservis bedeli ödemeyi sevmez, başlık parası vermektense, oğluna elde bohçası evden kaçacak gelin adayı arardı.. Ee, sevgili başkanımız Recep Bölükbaşı yöneticilik stajını kimin yanında tamamlayıp kalfalıktan ustalık dönemine geçiş yaptı? İşte bunun için hocasından öğrendiği gibi jargon diliyle 50 kuruşa hem şoför mahalli ister, hem de 'cam kenarı olsun' der. Gerekçesi de çok açıktır; 'Kulübün menfaatleri doğrultusunda' diye söze başlar; rahmetli Yazıcı gibi kendi söyler, kendi dinler...