Eğitim şart ama…

Mustafa ÖZKESKİN 27 Mayıs 2016 Cuma, 07:00

Öncelikle Antalya'daki U21 finalinde Altınordu'yu yenerek Süper Kupa'yı kaldıran Bursaspor'un yavru Timsahları'nı kutlayıp böylesine müthiş bir başarıda emeği geçenlere teşekkürlerimizi iletelim...

Kulüplerin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz yıllardır olduğu gibi yine transfer sezonu öncesi futbolda altyapı çalışmasının mana ve ehemmiyetini hatırlara getirdi. Bursa'da olduğu gibi şehirlerimizde 'futbol okulu' panayırlarının kurulduğu mevsimdeyiz. Türkiye'de altyapının ciddiyeti hep sorgulanıyor ama ciddi bir sorgulama olmuyor bu.

Altyapı, kulübü kulüp yapan olguların başında geliyor. Çünkü altyapıdan gelen futbolcu kulübün geleneklerini, hedeflerini, ruhunu öğrenerek, pişerek geliyor... Ondan görev istemek, başarı beklemek, tekmeye kafa sokmasını istemek daha kolay...

Bursaspor'un şampiyonluk döneminin (2009-10)  hemen öncesinden bugüne kadar altyapıdan vitrine konan oyuncu sayısı yeterli mi? Son şampiyon U21'i bir kenara alıp geçmişten günümüze ayna tutarsak, bu uzun ve yoğun bir inceleme ve tartışma konusu...

XXX

Bekir Ozan Has, Eren Derdiyok, Muhammed Demir, Serdar Aziz, Volkan Şen, Sercan Yıldırım, Ozan Tufan ilk akla gelenler... İsmail Haktan Odabaşı, Emre, Pehlivan, İlhan Depe ve Okan Deniz gibi birer kuyruklu yıldız gibi parlayıp sonra sönenler de var!

Her ne hikmetse Vakıfköy ya da Özlüce'den yetişip diğer 4 şampiyon kulübe giden futbolcular o takımlarda bir duraklama gösteriyorlar!

Sercan'ın Galatasaray'da, Volkan'ın Trabzon'da yaşadıkları gibi... Her ne kadar Fatih Terim'in milli takımda bankosu olsa da Ozan Tufan için Şenol Güneş'in 'İstanbul'da futbolu geriye gitti' değerlendirmesini görmezden gelmek mümkün mü?

Peki; neden?

Altyapı hocaları canla başla çalışıyor ama belki genç takımlardaki eğitim sistemi günün gereklerinin çok gerisinde. Belki genç takımlar, birer amatör kulüp gibi, kupa kazanmaya yönelik yönetiliyor. En önemlisi A takım teknik adamlarının genç takımlarla bir ilgileri yok.

XXX

A takımın hocası, genç takımları kendi anlayış ve sistemine göre yönetmiyor, yönlendirmiyor. Bilimsel değerlendirmelerden geçirerek izlemiyor. Her yıl teknik direktör değiştirirseniz bu kaçınılmaz zaten.

Açıkça söylemeli... Dünya kulüplerinde 18 yaşındaki bir futbolcu takımın kalitesini ve gücünü yükseltirken, bizde 19-21 yaş aralığındaki futbolcuların A takımda oynatılması hâlâ bir 'sabır' ve 'risk alma' sorunu...

İşte bu nedenle Hamza Hoca ancak son Mersin maçında sahaya sürebildi gençleri...

Aslında futbolcu yetiştirmenin formülü yok. Yakın geçmişte yaşama veda eden Cruyff'a göre futbolcu yeteneklerini ancak kendisi geliştirebilir. Önemli olan yeteneklerini geliştirecek ve takımı için kullanmasını sağlayacak koşulları yaratmak. Dünyanın en iyi futbolcularının Brezilya plajlarından, masa başı eğitime değil, kötü sahalarda top oynamaya dayalı futbol okullarından, Afrika'nın çayırlarından, dünyanın yoksul arsalarından, sokak aralarından çıkması bir rastlantı olmamalı.  Arda Turan'ın bile Bayrampaşa'daki evinin yanındaki bayırda top oynayarak yeteneğini geliştirdiğini artık biliyoruz.

Yani, eğitim şart ama bir yere kadar... İşin esası futbolcularda...