Elveda hatıralar!

Mustafa ÖZKESKİN 28 Aralık 2015 Pazartesi, 08:54

Yönetimleri olağanüstü seçim kararı almış, kasaları tamtakır kuruş kalmamış, haftalardır sırtları yerden kalkmamış dertleri başından aşkın, gelinen nokta nedeniyle son derece şaşkın iki takım tarihi Atatürk Stadı'na veda maçında yarışmaktaydı Bursa'da...

Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle futbolcusu, hocası, taraftarı kulübüne küsmüş,  eş- dost-hayırsever yardımıyla Bursa deplasmanı için yollara düşmüş Mersin İdmanyurdu'nun maç öncesi fotoğrafı 'Suriyeli Sığınmacılar'ın görüntüsüyle eşdeğerdi. Böylesine bir tablo içinde doğal olarak tribündeki ya da ekran başındaki Yeşil Beyazlı sevdalılarının beklentisi, Timsah'ın 'Acıların takımı' kimliğindeki konuğunu paramparça edip kaderiyle baş başa bırakacağı doğrultusundaydı.

XXX

Ne var ki; oyun başladığında görüldü ki, Kırmızı Lacivertli konuğun anahtar teslim maçı ev sahibine vermek gibi bir niyeti yoktu. İlk devre, Bursaspor'un pas hatası, önde top tutamaması, üstüne üstlük klasik bir Serdar Aziz hatasından gelen gol ile Mersin lehine kapandı. Timsah'ın milli kaptanı Eren'in savunma arkasına uzattığı pasta, sanki tramvayı kaçırmış Faik Dede gibi son vagona ucundan tutunayım derken tökezledi, Welliton da ekspres gibi giderek golü atıverdi: 0-1...

İkinci yarı onur ve gurur mücadelesi eşliğinde Yeşil Beyazlı kramponlardan muhteşem bir geri dönüş gösterisi ile başladı.

İlk olarak suskun golcü Necid yoktan var ettiği pozisyonla skora isyan etti: 1-1... Ardından sezon başından beri varlığı ile yokluğu tartışılan, medya aracılığıyla kayıp olarak aranan 'Sercan Yıldırım' hem kafadan golü hatırladı, hem de kendini hatırlattı: 2-1...

XXX

En zor işlerden biridir; tası tarağı topladıktan sonra tatil öncesi devrenin son 90 dakikasında kazanmak üzerine bir iç saha maçı oynamak.  Zaten başkanı yönetimi yok, dolayısıyla olası puan kaybının zararı ziyanı da yok, hesap soranı da! Hâl böyle olunca da bu maçın analizi teknik taktik açıdan değil, duygusal yorumlarla anlatılmalıdır.

Dünkü galibiyet, sergilenen oyun açısından olmasa da her şeye rağmen son maçını izleyen bir eski başkan ile yönetime ve de 65 yıllık bir mabede el sallamaydı. Doğru ve iyi veda ettiler ama yönetim-taraftar açısından bugün itibarıyla gelinen öfke patlamasına bir kez daha üzüldüm.

Ama zaten ben bu statta çok sevindim ve üzüldüm. Tek bir ayrıntı kaldı dünden geleceğe doğru, o da şu: 'Bursaspor taraftarı Timsah Arena'ya patlayacak bir bomba gibi gidiyor...' Giderse şayet!

Günün mana ve önemini tribüne asılı bir pankart ne de güzel söylüyordu: 'Çok çektin kahrımı... Helal et hakkını... Ey Atatürk Stadı...'