Faili belli cinayet!

Mustafa ÖZKESKİN 07 Şubat 2016 Pazar, 05:00

Bursaspor adına, takım olma sevdasının dışa vurduğu bir maç.

Tomas Necid'in bence haksız ilk sarının ardından kırmızı ile dışarı atılmasından sonra müthiş bir ruh ayaklanması.
Haksızlığın sayfalarını yırtan bu nedenle tribüne yollanan Hamza Hoca'nın öfkeli öğrenciler takımı. Kolay mı Başakşehir gibi agresif, sert, istikrarlı ve çift kanatlı bir takımla 55 dakika on kişi mücadele etmek.

Kırmızı kartla bitmiyor iş!

Kaptan Serdar Aziz 43'te arızasından ıskartaya çıkıyor. Takım bir kişi eksik, Hamzaoğlu sahada  yok üstelik ...Hadi bakalım kırmızının ardından kurguladığın takımı sakatlık nedeniyle kez daha kurgula.  Sercan sağa, Deniz ortaya, Bekir daha kenara, Faty savunmaya. Takımın kimyası baştan aşağı alabora...

Facia dediğin böyle olur futbolda!

xxx

Bütün bunlar olurken düdüğü ağzında, kılını bile kıpırdatmıyor hazret? Zaten Bursaspor aleyhine sabıka dosyası ağzına kadar dolu, her maçında adına ister şaibe de, ister hata... Yıllardır hep rakiplerden yana kararlar diz boyu... Çaldığı ya da çalmadığı düdüklerden anlıyoruz ki; Timsah'ı bir kez daha çökertecek!  Kupadaki 'Amed' rezaleti sonrası 'Bugün kâbus, haftaya facia mı' başlığı atarken, böyle bir senaryoyu düşünmemiştim doğrusu. En fazla futbolcuların performansı düşer, olası bir kayıpta taraftar takımına küser gibisindendi argümanlarım...

İşe hakemin de müdahil olacağı aklıma gelmezdi.

Açık konuşalım... 10 kişiyle üç kez öne geçtiğin bir oyunda, hakem marifetiyle uçup giden iki puana üzülelim mi?  Yoksa elde kalan bir puana sevinelim mi?

XXX

Şu bir gerçek ki; onca 'göçertme çabalarına' rağmen yıkılmak yerine dövüşerek ayakta kalmayı tercih eden dün Yeşil Beyaz formayı giyen kim varsa hepsine helal olsun... Sezonun belki de en anlamlı gününü yaşattılar taraftarlarına.

Böyle zamanlarda ortaya canlı heykeller çıkar. Timsah Arena'da dünkü heykel sayısı gireni ile çıkanı ile 10'dan aşağı hiç düşmedi.

Hepsi kafasını ayağa koydu, ayağını topa koydu ama en önemlisi hepsi yüreğini ortaya koydu. Son düdüğe kadar hepsinin yüreğinden bile ter akıyordu.

Hepsinin resimlerini yaldızlı çerçeveye koyuyorum ama bir isim var ki; faili belli cinayetin sorumlusu olarak onu da hakem mezarlığındaki 'utanç köşesine' asıyorum.

Ne avantaja saygısı vardı, ne emeğe... Bizim de böyle bir hakemliğe zerre kadar saygımız yoktur.

Var mı itirazı olan?