Futbola yabancıyız!

Mustafa ÖZKESKİN 07 Ağustos 2017 Pazartesi, 08:14

Adını "süper" sözcüğü ile parlatıp güçlendirmeye çalıştığımız ligimiz, ne yazık ki söylendiği gibi "süper" değil... Rekabetin heyecan yarattığı, sürprizlerin çoğaldığı maçlarda belki coşabiliyoruz ama bu coşku mutluluğa yetiyor mu? Hayır, yetmiyor. Çünkü ligimizin kalitesi yok!

Peki gelecek adına umut vaat eden gelişmeler var mı?

İçinde bulunduğumuz transfer döneminde özellikle 3 İstanbullu'nun kadrolarına kattığı marka isimlere bakarsanız olabilir. Ancak çoğunluğu 30 yaş üstü yabancıların oluşturduğu bu yeni transferler Türk futboluna ne verebilir, işte o tartışılır.

Ortada öylesine umut kıran gerçeklikler var ki, kaçamıyorsunuz.

Mesela; Abdullah Avcı döneminde Milli Takım adına Antalya'da gerçekleşen bir çalışmadan söz edelim.

XXX

12 bölgeden seçilerek gelmiş 1992,93,94,95 doğumlu gençler, karmalar halinde hoca ve ekibi tarafından deneniyor. Yetenekleri, performansları, eğitimleri ve gelişmeleri kayıt altına alınıyor. Bir de "Almanya" dediğimiz yurt dışında oynayan Türklerden kurulu futbolcu grubu var. Günlerdir yapılan çalışmalar sonunda 242 oyuncu elekten geçiyor.

Bunların 20'si "Almanya" karmasından!

Sonuçta yaş gruplarına göre Milli Takım düzeyinde yetenek sergileyen, performans gösteren 10 futbolcu seçiliyor.

Şimdi sıkı durun...

Bu 10 futbolcudan 5'i 20 kişilik Almanya grubundan!

Geri kalan 5'i de 222 kişilik yurt içi bölge karmalarından geliyor.

Oranlarsak, Almanya'dan gelenlerin yüzde 25'i Milli Takım düzeyinde.

Türkiye'den toplanan çocuklarımızın da ancak yüzde 2,25'i 'Ulusal Takım'da oynayabilecek düzeyde!

XXX

Alın size çarpıcı bir gerçek: Almanya'da yetişen çocuklarımızın Milli Takım'da oynayabilme şansı, yurt içinde yetiştirdiklerimizin 10 katından daha fazla.

Elbette hem anavatanda hem de gurbetteki çocukların hepsi de masum. Bu oranlamada onları birbirinden ayırıp yetenekli yeteneksiz, gelişmiş gelişmemiş ayrımı yapamayız.
Asıl bakılması gereken yer, bu çocukların yetiştirildikleri ortamlar... Kısa yoldan tanımlarsak altyapı organizasyonları.

Şenol Güneş, Ersun Yanal, Abdullah Avcı ve Fatih Terim...

Ulusal takımın son 15 yılına imza atan hocalarımız. İsimler değişse de fark etmiyor milli takımlarımızın iskeleti hep yurt dışındaki gurbetçilerden oluşuyor.

Yurt içi kaynaklar ne kadar zengin görünürse görünsün, yetersiz! Süper Lig kulüplerinin hazırlıklarına, transferlerine odaklanan medya, işin bu tarafına pek özen göstermiyor doğal olarak. Nasıl olsa sansasyonel transfer haberleri var gündemde...

Takıl yabancının peşine!

İyi güzel de bizim çocuklar ne olacak?..