Gala değil kara gece!

Mustafa ÖZKESKİN 12 Nisan 2016 Salı, 09:14

Geçen haftanın dahilde kaybedeni Kartal'ı ile hariçte kazananı TimsahVodafone  Arena'nın gala gecesinde karşı karşıya getiren dün akşamki tarihi mücadele, 40 bin kişilik Beşiktaş korosunun müthiş tribün gürültüsü içinde start alıyordu...

İlk maç, ilk gol, ilk penaltı, ilk sarı, ilk kırmızı gibisinden futbol ayrıntılarının tarihe düşeceği böylesine karşılaşmalarda top koşturmanın zorluğunu ancak yaşayanlar bilir. Seremoni öncesi ayaklarınız sizi taşımaz, beyniniz tam kapasite çalışmaz... Kafanızı kaldırdığınızda gök kubbe üzerine çökecekmiş hissiyle nabız ve adrenalin tavan yapar, kalbiniz mehteranın davul tokmağı gibi çarpar...

Ne zaman ki ilk düdük öter, hayat normale döner.

Nitekim; hakemin start düdüğüyle birlikte 22 futbolcu büyük bir hırsla düğümden düğün çıkartmak için topbaşı yaptı.

xxx

Beşiktaş'ın 1066 gün aradan sonra döndüğü yeni mabedinde konuk ettiği Avrupa hesabındaki Bursaspor puan ya da puanlar planıyla oyuna ağırlığını koymaya çalışmakta, ev sahibi ekip ise şampiyonluk adına kazanmanın hırsı içinde ısrarla kovalamaktaydı gol kapılarını. Siyah Beyazlılar Bursa kalesini peş peşe hücum çıkışlarıyla bunaltıyor, Harun komutasındaki Timsah savunması da var gücüyle Kartal'a karşı koyuyordu.

Yeşil Beyazlı defansın ofsayt uygulamasındaki klasik yine bir gaflet anında Gomez Beşiktaş tarihine 'ilk golün sahibi' olarak adını yazdırırken, hemen ardından da  Traore tabelayı dengelerken, Vodafone Arena'da meşin yuvarlağı kendi ağlarından çıkaran 'ilk kaleci etiketini' de kaptan Tolga'nın kazağına yapıştırıyordu.

İşte, karşılıklı heyecan dolu anlarla geçen bir ilk yarı böylece tamamlanıyordu geçmişin o anlı-şanlı Dolmabahçesi' nde...

XXX

İkinci devredeki Kartal hücuma endeksli oynamakta, Timsah ise yürekten istekli ancak bir o kadar da endişeli bir havada kalmaktaydı oyunun hemen başlarında. Deniz'in nefis şutunda Beşiktaş kalesinin üst direği topu reddediyor, ardından da Harun'un iki kez çeldiği top Alexis'in kafasına çarparak ağlarla buluşuyordu.

Maçta ikinci kez geriye düşen Bursaspor derlenip toparlanma fırsatı bulamadan bu kez de 1.60'lık Hosogai'nin rüzgârından(!) Sosa yere devriliyor, Gomez penaltıdan iki taksitte üçüncü golü atıyordu...

Bize göre penaltı değil 'bel altı' bu golün hemen sonrası oyuna giren Stoch ilk rakip kale ziyaretinde farkı bire indiriyor, umutları bir kez daha yeşertiyordu.

Maçın son 10 dakikalık bölümü ise sahanın o muhteşem yeşil çimeni üzerinde değil de sanki zımpara kâğıdının üzerinde geçiyordu! Tekmeler, silleler, yumruklar gırla gidiyor, kartlar havada uçuşuyor, gala gecesi kara geceye dönüyor, Bursaspor'un bir puanı da hakem katkısıyla boğaza nazır yeni statta uçup gidiyordu.