GÖRÜNTÜ FLU

Mustafa ÖZKESKİN 09 Ağustos 2015 Pazar, 12:02
BAŞKENTTEKİ dünkü akşamki Süper Kupa mücadelesi iki takımın da lig öncesi kendini test edebileceği önemli bir provaydı. Karşılaşma öncesi kağıt üzerinde bir analiz yapıldığında hem lig hem kupa şampiyonu Galatasaray'ın, oyuncu kadrosunu koruması, aynı teknik direktörü ile aynı sistemde oynaması ve de Podolski ile Bilal gibi iki nokta transferle sanki Timsah'a göre bir tık önde gibi duruyordu.  Geçtik omurgayı iskeleti, beden olarak erozyona uğramış Bursaspor ise teknik direktör değişimi, Belluschi gibi bir maestro kaybı, geçen senenin gol kralı Fernandao'nun ayrılması, yine geçen sezonun asist kralı Volkan Şen'in kadro dışı kalması nedeniyle Timsah'ın derdi kuyruğundan büyük... Anlayacağınız Ertuğrul Sağlam'ın takımı yaşadığı sıkıntıları Bursa'dan beraberinde getirmişti Ankara Osmanlı Stadı'na... ***** İlk yarının resmine baktığımızda iki takımın da oyuna girmek yerine, birbirini uyutmayı tercih ettiği bu devreyi özetlersek; Bakambu ile Ozan Tufan'ın 3 saniye arayla peş peşe iki şutunu Muslera iki taksitte kurtardı. Yasin'in tek vuruşunu ise kaleci Mert sol koltuk altından içeri aldı! İlk 45'i tek golle geride kapatan Yeşil Beyazlı kramponlar skoru dengelemek için ikinci yarıya hızlı başladı. Çabuk oynamak başka, telaş bambaşka! Telaşlıydı Ertuğrul Hoca'nın öğrencileri. Rakip savunma yerleştikten sonra gidiyorsan, top istediğin kadar sende kalsın. Hatta evine götür arzu edersen! Sonra Bursaspor o kadar top kaybetmeye başladı ki, bu kadar top kaybıyla oynayan takımın maçın üstesinden gelmesi mümkün değil. Böyle de oldu. Topu kaybeden futbolcular tekrar geri alacağım diye öyle büyük efor sarf ettiler ki, topu geri aldıklarında hücum etmeye güçleri kalmadı.  Öyle ki; oyundan alınan Jorquera ile Bakambu sahayı dilleri dışarıda terk etti! ***** Belli oldu ki; bu sezon ikinci kez G.Saray'a kupayı bedavaya hediye eden Bursaspor bu sezon topuyla tüfeğiyle, aile boyu hücuma çıkmayacak. Öncelik defans güvenliğinde olacak. Yani 'Önce tutayım, sonra atayım' mantığıyla oynayacak. Elbette sezon başındaki hamlıklar, oturmamışlıklar, formsuzluklar anlayışla karşılanmalı. Ancak 90 dakika boyunca 'ah be bu da kaçar mı' denebilecek brüt iki net bir pozisyonun varsa yapılacak çok iş, tartışılacak çok konu var demektir. Anlaşılan kervan yine yolda düzülecek... Kesin olan şu ki dün akşam ortaya konan futbol, her iki tarafı da tatmin etmedi. İşte zurnanın "zırt" dediği yer burası. Süper Kupa maçı, sezon başında değil, sezon sonunda oynanmalı. Tüm futbolcular başarı gösterdikleri sezon sonunda Süper Kupa ile bir veda maçı yaparak sezonu noktalasalar, çok daha iyi olmaz mı?