Görüntü flu!

Mustafa ÖZKESKİN 19 Ocak 2018 Cuma, 06:08

Bursaspor; Avrupa'ya giden yolda elindeki iki biletten birini Gençlerbirliği maçında düşürdü. Kupada sınır ötesine açılma hayallerinin sona ermesinin ardından artık elde var Süper Lig...

Oysa skorun 2-1'e gelmesinden sonra hayalleri besleyen ümitlerde vardı.

Bir an önce 3. golü bulmaya yönelik hareketli oyun panik futboluna dönüşünce oluşan şuursuz bir baskı sonuç getirmedi.

Çabuk oynamak başka, telaş bambaşka!                                                                                                        

Rakip savunma yerleştikten sonra karşıya gidiyorsan, top istediğin kadar sende kalsın.

Hatta evine götür arzu edersen!

 ***

Ayağına top değmemiş 7'den 70'e insanlar bile görüp dudak büküyor artık, içinde Batalla'nın olduğu tek kişilik didinmelere.

Stancu, Kembo, Delarge, Sow ve Badu...

Son 30 dakikayı neredeyse 5 forvetle oynadı Bursaspor. Bunca hücumcuya rağmen Timsah'ın belli bir hücum planı yok!

Agu-Badu-Yusuf'lu bir orta alan kurgusu düşününün. Savunmaya zerre kadar katkısı yok. İki bek Barış ile Aziz fena halde teklemekte!

3-5-2'nin gerideki üçlüsü Ertuğrul-Titi-Ekong eşleşmesinden burunsuz çocuk doğar! Üçünün yan yana oynadığı maçlarda gol yememek mucize!                                                        

Üçü de çarpışan araba gibi... Ya birbirlerine tosluyor, ya da birbirlerine bakarken havadaki topu görmüyorlar.

Gençlerbirliği'nden Skuletiç'in son golü bunun en canlı en taze belgesi...

***

Bursaspor'un kazandığı hatta kaybettiği maçlara baktığınızda, takım olarak sergilenen oyun parça parça da olsa her dem tazelenen heyecan dozu yüksek bir polisiye televizyon dizisi gibi... Seyrederken heyecanlanıyorsunuz ama genellikle kötüler baskın çıktıkça dizinin sonunda ekran başından ya da tribünden mutsuz ayrılıyorsunuz...

Bunun sebebini rejisöre sormak lâzım.

Kupadaki bu erken vedanın ardından, şimdilerde camiada henüz dillenmeyen ama beyinlerde yer edinen şu soru var?

İkinci yarı öncesi Bursaspor'un mevcut görüntüsü için ne denebilir?                                                         

Bunun için merhum Süleyman Demirel'in veciz sözlerinden birini hatırlamakta yarar var. Merhum Cumhurbaşkanımıza 'Türkiye'nin durumunu nasıl görüyorsunuz' diye soruyorlar.

Cevap;

'Tek kelimeyle istiyorsanız; iyidir, derim. İki kelimeyle cevap vermemi istiyorsanız iyi değildir, derim.'