Gurbet uzak değil içimde

Mustafa ÖZKESKİN 19 Kasım 2018 Pazartesi, 06:15

Konya'da küme düştüğümüz İsveç maçındaki...

Milli Takımın ilk 11'ine bakıyorum.

Sinan Bolat, Kaan Ayhan, Yunus Mallı, Hakan Çalhanoğlu.

Gurbetten getirdiklerimiz...

Zeki Çelik, Çağlar Söyüncü, Okay Yokuşlu, Cengiz Ünder, Cenk Tosun.

Gurbete gönderdiklerimiz...

Girenlere bakıyorum.

Oğuzhan Özyakup ile Ömer Bayram.

İkisi de Hollanda doğumlu... 

Çıkan oyuncuya bakıyorum.

Hasan Ali Kaldırım da Almanya doğumlu.

XXX

Kulübede forma bekleyenlere bakıyorum.

Serdar Gürler, Tarkan Serbest ve Kenan Karaman.

Sırasıyla Fransa, Avusturya ve Almanya doğumlu...

İlk 11'de Süper Lig'den sadece iki isim var:

Hasan Ali Kaldırım ile Mahmut Tekdemir!

Söylemek istediğimiz o dur ki...

İsveç önüne 9 lejyoner ile çıkmışız!

Avrupa'da yaşayan 5,5 milyon gurbetçimiz var.

Ülke olarak 83 milyon nüfusa sahibiz.

Fotoğrafa baktığımızda görüyoruz ki; Milli Takımın geçtik iskeletini.

Çatısını, omurgasını, kolu bacağını, neredeyse tüm uzuvlarını...

Gurbetçiler oluşturuyor!   

XXX

Peki kafada kim var?

Romen Lucescu ile Almanya doğumlu Tayfur Havutçu...

Anlayacağınız; böyle başa böyle traş!

Boşuna söylememiş Kemalletin Kamu:

'Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde' diye...

Neye ve niye inanacağımızı şaşırdık.

Gençleştik diyoruz ki; hah şimdi tamam, HARİKA...

Geldiğimiz noktayı görünce; sonuç ALAMET-İ FARİKA!

Dünya üçüncülüğünü Türkiye'ye taşımışız.

Avrupa yığınla futbolcu yollamışız.

Bir gökyüzünde, bir yerin dibindeyiz.

Ya en tepede, ya en çukurdayız.

Şu sorunun cevabını verseler de anlasak:

Türk futbolu gelişiyor mu?

Türk futbolu çelişiyor mu?