Gurbetçiler sağ olsun!..

Mustafa ÖZKESKİN 30 Mart 2017 Perşembe, 06:30

Fatih Terim'in Finlandiya ve Moldova maçları için oluşturduğu kadro, alınan başarılı sonuçların yanı sıra sergilenen futbolla göğsümüzü kabartarak gelecek adına umutları da yeşertti. Özellikle Moldova özel karşılaşmasında ilk 11'des ahaya sürülen 23 yaş ortalamalı milli takım,Türk futbolunun yarınları için bir ümit ışığı. Terim'in milli forma için davetiye yolladığı isimlerden 3 kaleciyi bir kenara koyarsak, 23 kişilik kadroda 9 gurbetçimiz bulunuyor. Cezalı Hakan Çalhanoğlu ile formsuz Gökhan Töre'nin de bu kadroya katılma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünürsek yakın gelecekte milli takım ana iskeletinin Almanya kökenli gurbetçilerden oluşacağını kestirmek hiç de zor değil!..

XXX

İşte yıllardır akılları karıştıran ve de bir türlü yanıt bulunamayan soru şu:

3 milyon Türk nüfusu bulunan Almanya'dan kaliteli Türk futbolcular yetişirken, nasıl oluyor da 80 milyonluk Türkiye'den yetişmiyor?

Denilebilir ki, Almanya'da tesisler çok iyi, iyi eğitimciler var, kulüplerin oyuncu gelişimi programı çok kuvvetli, çocuklar daha iyi besleniyor, daha doğru koşullarda yarışıyor vs...

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün. Bu konulardan her birinin ayrı bir önemi ve haklılık payı bulunuyor. Ancak en hayati olan nokta; Almanya'da gençlere altyapı eğitimleri sonrası, 19-22 yaş aralığında profesyonel takımlarda oynama şansı verilmesi. 22 yaşına kadar oynama fırsatı bulan oyuncunun doğal olarak profesyonel futbol içinde kalma ihtimali daha yüksek ve gelişimi de daha hızlı oluyor.

Xxx

Şenol Güneş yönetiminde Türkiye'nin 3. sırayı aldığı 2002 Dünya Kupası'nda, Almanya finalde Brezilya'ya yenilerek 2. olmuştu.

Biz Türkiye olarak üçüncü olunca, kendimizi dünyanın en güçlü, 'En İyi 3. Futbol Ülkesi' zannetme hatasına düştük.

Alman futbolunun İmparatoru Beckenbauer ise 'İkinci olduk ama dünyanın en iyi 2. futbol ülkesi değiliz. Acilen reform ve yatırım yapmamız gerekiyor' demişti. 2002'den sonra sadece altyapılara 1 milyar avro'ya yakın yatırım yapmakla kalmayıp, ülke futbolunun üst yapısında da büyük reform gerçekleştiren Almanya'nın 12 yıl (2014) sonra 'Dünya'nın 1 Numarası' olması asla rastlantı değil, tam tersi araştırma, geliştirme, planlama ve yapılanma projelerinin başarısıdır.

İşte bunun için gurbetçilerimize can simidi gibi sarılıyoruz!..