Her hoca kovulur

Mustafa ÖZKESKİN 20 Kasım 2015 Cuma, 08:53

Süper Lig'in 11 haftası itibarıyla 4 takım hocasıyla vedalaşmıştı. Milli maç tatili arasında iki teknik direktör daha gidiverdi! Liglerin daha ilk haftalarında başlayan yaprak dökümü, son günlerde hız kazandı.

Başkent temsilcisi Gençlerbirliği  Stuart Baxter'ı gönderip Şifo Mehmet ile çalışmayı yeğlerken, Mersin'de Mesut Bakkal-Bülent Korkmaz değişikliği yapıldı. Skibbe ile çıktığı yola İsmail Kartal ile devam eden ES-ES, 4 maçta puan alamayan Kartal'ı da yollayıp önceki gün Samet Aybaba ile anlaştı. Başarısızlığın faturasını Sergen Yalçın'a kesen Sivasspor, Okan Buruk'a iş başı yaptırdı. Takımın teknik direktörü olmaktan öte, bir 'Trabzonspor büyüğü' olan Şota Arveladze'yi gönderen Fırtına geçici olarak Sadi Tekelioğlu'na emanet edildi.

XXX

Ve haber ajanslarının önceki gece 'şok...şok...şok...' anonsuyla verdiği manşet: 'Galatasaray'da Hamza Hamzaoğlu'nun işine son verildi!'

Hakkında 'gidiyor' lâfı çıkan teknik direktör, üç-beş vâdede mutlaka gidiyor, Peraira hariç! Kulüplerle teknik adamların mantıki ve 'medeni' ayrılıklarının dahi arkasında, çoğunlukla, basiretsizlik ve kötü yönetim var. Mesela; 10 ayda 3 kupa kaldırmış Hamzaoğlu'nun gidiş 'şekli' örnekliyor ki, çok zaman, bir hocanın gidişi kendisi ya da yönetim tarafından zaten kararlaştırılmış oluyor. Artık sadece münasip zaman kollanıyor. Yani tipik bir sinir harbi sürüyor taraflar arasında.

Bu nedenle de teknik direktörler de enerjilerinin ehemmiyetli bir miktarını, arkalarını kollamaya ve kulis söylentilerini kovalamaya ayırıyorlar.

XXX                                                                     

Bir hocanın 'gönderilmesi' nasıl bir siyaset içinde gerçekleşiyor? Yönetimler hangi ölçütlere göre, hangi ilişkiler içinde yapıyorlar hoca tercihlerini? Hocalar cephesinde, takım almayı/kontrat kapmaya dönük kulisler nasıl yürüyor? Bursaspor'un 3 hoca değişikliğine rağmen küme düştüğü gerçeği ortadayken hocaları gönderip yenilerini getirmek çözüm mü?

Sadece futbola değil topyekûn memlekete ayna tutacak araştırmacı gazetecilik ödevidir bu sorular. Bir zamanlar İrlanda milli takımını çalıştırmış Eoin Hand  söylemiş: 'Hayatta iki şeyden kesin olarak emin olabilirsiniz. Her insan bir gün ölür. Ve her antrenör kovulur!'

VURURKEN VURULMAK

Bursaspor taraftarı, son oynanan Beşiktaş maçında Gerard'ın Liverpool'da giydiği '8' numaralı formayla 'gönderme' yaptı. Hani şu, 8-0'lık maça... Ama o maçta Beşiktaş'ın başında, Bursaspor'un teknik direktörü Ertuğrul Sağlam bulunuyordu. Bunun bir diğer örneğini de seneler önce yine bir Bursa-Beşiktaş maçında yaşamıştık.

Yıllar önce Beşiktaş'ı yenen Bursaspor'da futbolcular maç sonu 'Hesap görüldü' tişörtü giymişlerdi. O kadroda 3 de eski Beşiktaşlı futbolcu vardı. Hesabı görülen olay da, 2004'te Ç.Rize-Beşiktaş maçının Kartal'ın mağlubiyetiyle sonuçlanması ve Timsah'ın küme düşmesiydi! O maçta Beşiktaş'ın forveti kimdi dersiniz?

'Hesap görüldü' tişörtü giyen Sinan Kaloğlu!

MİKROFON ANILARI : FAHO ŞAŞIRINCA

Masörler futbolun perde arkası aktörleridir. Onları sadece sakatlık anında koşuştururken görürüz ama 112 Acil Servisi gibi birer ilk yardım kahramanlarıdır. Bursaspor'un efsane masörlerinden Hasan Kaya'nın oğlu Fahemettin de baba mesleğini seçenlerden. Birikimini, bilgisini tecrübelerini Vakıfköy'de yavru Timsah'ların sağlığı için harcıyor şimdilerde. Altyapıdan yetişip kaptanlık mertebesine yükselmiş Bursaspor'un unutulmazlarından Adnan Örnek anlatıyor:

1996-97 sezonu Bursa'da Sarıyer ile oynuyoruz. Sert bir maç oluyor. Ayak bileğime çok şiddetli bir darbe aldım.. Acı içinde kıvranıyorum kenara aldılar beni. Masör Faho koşarak geldi, hemen sağ ayağımdaki tozluğu indirip soğutucuyu sıkmaya başladı. Ben bağırdıkça o soğutucuyu sıkıyor da sıkıyor, 'şimdi geçer kaptan' diye de bana moral veriyor. Acıdan konuşamıyorum, doğruldum 'bir tokat çaktım!' Şaşırdı garibim 'ne oldu' der gibi bana bakıyor:

'Oğlum Faho, ben sol bileğimden darbe aldım. Sen 5 dakikadır soğutucuyu sağ ayağıma sıkıyorsun.'