Hırvatistan ve biz

Mustafa ÖZKESKİN 19 Temmuz 2018 Perşembe, 06:55

2018 Dünya Kupası bitti ama dumanı henüz sönmedi. Finalde Fransa'ya yenilerek şampiyonluğu kaybeden Hırvatistan 'gönüllerin şampiyonu' olarak tarihe adını yazdırdı. Final maçı öncesi basın toplantısında Deschamps'ın şu sözleri çok düşündürücü ve de kinayeliydi:

"Yarın ülke olarak büyük bir sınav vereceğiz. Kupayı Fransa'nın kazanmasını isteyen sadece benim ülkemin insanları. Biliyoruz ki dünya Hırvatistan'dan yana! Ama dünyanın değil Fransızların istediği olacak!"

Gerçekten de öyle değil miydi?

Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ülkelerinin Hırvatlardan yana eğilim göstermesinin sosyolojik/psikolojik/politik nedenleri olabilir. Ancak ulusal medyamızın yaklaşımı sayesinde gitmediğimiz halde kendimizi finalinde bulduğumuz turnuvalar serisine bir yenisi daha eklendi!

Medyamızın anlı-şanlı yazar/çizer/yorumcu takımı 2008'deki o malum maçı hatırlatıp 'Bizim elediğimiz takım finalde' böbürlenmesiyle Türk insanına 'ah-vah' çektirip hayıflanır hale getirdi...

XXX

Acaba Türkiye'nin saf dışı bıraktığı Hırvatistan öyle küçümsenecek bir takım mıydı?

Şimdi 2008'e gidip hatırlayalım.

119. dakikada kalesinde gol görüp 120. dakikada skoru eşitleyebilen; üstelik penaltılarda 3-1'lik skorla rakibini eleyen bir milli takım vardı o tarihte...

Vardı diyorum; çünkü o takımdan Rüştü Reçber, Hakan Balta, Gökhan Zan, Emre Aşık, Nihat Kahveci, Tuncay Şanlı, Uğur Boral, Gökdeniz Karadeniz futbolu bıraktı. Colin Kazım'ın Meksika liglerine transfer olacağı söylentileri var. Hamit Altıntop Almanya'nın alt kademe liglerinde futbol hayatını sürdürüyor, belki de bıraktı.

Yani sözün özü, 2008'deki o 120 dakika boyunca sahaya adım atıp da Arda Turan, Sabri Sarıoğlu, Semih Şentürk ve Mehmet Topal haricinde Süper Lig'de forma giyen veya başka bir ülkede üst liglerde futbol hayatını sürdüren futbolcu yok!

XXX

Eh, aradan on yıl geçmiş. Bunu doğal bir süreç kabul edebiliriz.

Gelin şimdi Hırvatistan'a bakalım...

Danijel Pranjic, Anorthosis ile çıktığı UEFA Avrupa Ligi maçında golünü attı, takımına ikinci maçta avantaj kazandırdı.

Ne zaman? 12 Temmuz 2018'de...

Niko Kranjcar'ı geçen sezon Rangers formasıyla UEFA Avrupa Ligi'nde izledik.

Darijo Srna, Ukrayna'da hem Premier Lig şampiyonu hem de Süper Kupa'yı kazanan Shakhtar  Donetsk'te peş peşe ikinci şampiyonluğu yaşadı geride kalan sezonda...

Üstelik aynı kadrodan Modric, Rakitic ve Corluka üçlüsü Rusya'da da forma giydi.

O kadrodan Niko Kovac gibi bir teknik direktörün çıktığını da söyleyelim. Bugün Alman devi Bayern Münih'in başında.

Bu tabloya baktıkça...

Bir de hâlâ "Hırvatları nasıl eledik. Ne maçtı ama!" diyenlere baktıkça...

'Hadi be!' dememek mümkün mü?