İçimizdeki Bizanslılar!

Mustafa ÖZKESKİN 30 Eylül 2018 Pazar, 06:03

Euro 2024'ü Almanya'ya kaptırmamız ülke bazında büyük hayal kırıklığı yarattı... UEFA duayeni Şenes Erzik'in seçim öncesi yaptığı 'Bunu alamazsak bir daha hiç alamayız' yorumu üzüntüyü daha da katmerledi.

Aralarında Bursa'nın da bulunduğu sekizi faal 10 ayrı kentteki 10 statla farklı bölgelerle ve de mükemmel bir sunumla talip olmuştuk organizasyona...

Trabzon'a özgü Karadeniz doyumsuz coğrafyasıyla, Gaziantep merkezli güney doğu Urfa'sıyla, Mardin'iyle tarih boyu gelip geçen kültürüyle, İstanbul tarihiyle, yaşamıyla, Antalya kökenli Akdeniz eşi benzeri bulunmayan doğasıyla, Bursa'nın kökleri milattan öncesine dayanan derine inmiş eşsiz tarihi ve turizm ile dünyanın dört bir yanından gelecek futbol misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak için sabırsızlanmıştık ama olmadı!

XXX

Rivayetler muhtelif; entrika/Bizans oyunları/ kayırmaca/kandırmaca sporun içinde asla olmaması gereken ne kadar şeytani planlar varsa kapalı kapılar ardında aleyhimize uygulanmış!

Türkiye son 25 yılda büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma konusunda önemli birikimler kazandı. 5 kez Olimpiyat Oyunları, biri Yunanistan'la ortak olmak Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonası adaylıklarımızın hepsini kaybettik. Bazısında kardeş bildiğimiz İslam ülkelerinin oyu(nu)yla, bazısında projelerimizi değil, ütopyalarımızı pazarladığımız için...

Almanya ise üç kez Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna aday oldu. 2005 Universiad Yaz Oyunları'nı 2011 Kış Universiad'ını gerçekleştirdi.  İki kez Avrupa Şampiyonası, iki kez Olimpiyat Oyunları, iki kez Dünya Kupası düzenleyerek başarı sağladılar.

Bizim onların yaptığından daha fazlasını yapmamız lazım.

XXX

Almanya çok büyük lobisi olan futbol ülkesi...

Rusya'daki son Dünya Kupası'nda elenmeleri şampiyon olan Fransa'dan çok konuşuldu... Güçlü lobi aleyhimize kullanıldı. Biz 2016 seçimlerinde çok daha etkili konumdaydık, 7'ye 6 kaybetmiştik. Bu tip seçimlerde Almanya gibi lobilere karşı yarışmak kolay değil.

Kaybetmek hiç önemli değil; çünkü yıllardır alıştık bu tür ayak oyunlarıyla hak ettiğimiz organizasyonlarda saf dışı kalmaya...

Beni asıl üzen içimizdeki Bizanslı birilerinin kaybetmemize alkış tutması hatta daha da ileri gidip kaybetmemiz adına çaba sarf edip anti propaganda yapmaları!

Mesela; sağ olsun (!) HDP Milletvekili eski gazeteci Ahmet Şık'ın "Şampiyona Türkiye'ye verilmesin. Çünkü ifade özgürlüğü yok. Bu ev sahipliği dikta rejiminin kabul edilmesidir" şeklindeki demecinin Alman TV'lerince malzeme edilmesi, Türkiye'ye 2024 yolunda ağır bir gol atması!

Ne diyeyim; yazıklar olsun!