'İLLA DA EVLAT OLSUN' AMA OLMUYOR!

Mustafa ÖZKESKİN 19 Aralık 2018 Çarşamba, 06:03

Süper Lig'de ilk yarının bitimine bir hafta kala hoca erozyonu tavan yaptı.

11 teknik adamın çalıştıkları kulüpler ile yollarının ayrıldığını görüyoruz.

Teknik adamsirkülâsyonuciddiyetini kaybederek öyle bir hal aldı ki...

Geçtik trajikomik görüntüyü, resmen dramatik bir tablo var ortada!

Mesela; 2014-15 sezonunda 18 teknik direktör değişikliği yaşanmıştı.

Yani her takıma en az bir tane düşüyor!

Hani neredeyse hiçbir hoca başladığı sezonun sonunu görememiş...

Ya 2015-16 sezonuna ne demeli?

10 takımın toplam 26 teknik adam değişikliği ile rekora imza attığı sezondur o!

Durumun vahametini anlamayanlar için devam ediyorum.

Geçen sezon Süper Lig'e terfi eden Rize, Erzurum ve Ankaragücü...

İbrahim Üzülmez, Mehmet Altıparmak ve İsmail Kartal'ı yolladı.

Kendilerini süper yaptığı için 4-5 ay önce omuzlarda taşınan hocalardı onlar!

Zico, Löw, Toshack, Aragones, Bilic, Hiddink, Del Bosque, Advocaat...

Avrupa ve Dünya kupalarında şampiyonluk yaşamış teknik adamlar.

Bu hocaların tümünün Türkiye'den kovulmuşluğu var!

Ne güzel bir sabıka, ne güzel bir istatistik değil mi?

Gelelim Ersun Yanal'a... Cocu ve Koeman'dan sonra Fener'in 3'üncü hocası.

90'lı yılların sonlarında Denizlispor'u çalıştırırken tanıştık.

Seminerlerde, panellerde, ödül törenlerinde birlikte olduk, çok şey paylaştık.

Beytullah Süat ve Gökhan Gündoğdu mesleğe yanımda başlayan gazeteciler.

Birlikte katıldığımız bir törende Yanal'ın 'Anlayamıyorum' diye başlayan...

'Ligin bütün kulüplerinden teklif aldım, bir tek Bursaspor hariç' itirafına tanık oldular.

Bilemiyoruz neden ama bildiğimiz şu:

Ersun Yanal; 'çok farklı' ve 'sıra dışı' bir kategorinin üyesidir artık!

Hangi kategori mi?

'Bizim evladımız' torpili olmadan üç büyüklerin başına geçen yerli hocaların kategorisi...

Evet; futbolun eli para gördüğünden beri 3 İstanbullunun tercihi...

Parası bolsa yabancı, sıkışık bir süreçten geçiyorsa yerli idi.

O da illa ki, 'evlat' olacak!

Türkiye'de iyi sonuç veren bir uygulama değildir bu...

Mesela, F.Bahçe'de Rıdvan olmadı, Oğuz tutmadı, Aykut'un durumu malum!

Keza Bursaspor da Ersel Uygur, Adnan Örnek ve Mustafa Er'i denedi ama uymadı.

Anladığım kadarıyla 'kendi evladımız' uygulamasının açılımı şu:

'Pantolon bulamadık gömlek verelim, ama dikkat edin kendi imalatımızdır...'