İlle de yeşil olsun!

Mustafa ÖZKESKİN 08 Temmuz 2016 Cuma, 06:58

Anketlere göre, haziran ayında Fransa'da düzenlenen 2016 Avrupa Şampiyonası'na katılan Ulusal Takımın saha içi sonuçlarından çok 'Prim meselesi' konuşulmuş.

Ülke insanı olarak her konuda işi döndürüp dolaştırıp genelde paraya dayandıran bir düşünce yapısına sahibiz. Özetle maddi motivasyonu seven bir milletiz.

Mesela, konumuz futbol olduğuna göre sahada işler kötü mü gidiyor, 'bas primi, al verimi!' Nitekim Futbol Federasyonu'nun millilere Fransa'ya ayakbastı parası olarak toplamda vaat ettiği (1 milyon 650 bin TL) başarı priminin neticesi malum!

Euro 2016'da gruplara kalma mücadeleleri sürerken satır aralarında kaynayıp giden bir habere dikkatinizi çekmek isterim:

'Tarihinde ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'nda Romanya'yı yenerek A Grubu'nda üçüncü olan Arnavutluk'un Devlet Başkanı Edi Rama oyuncuları tebrik etmekle kalmayıp ayrıca onlara çok önemli bir ödül olan Diplomatik Pasaport verileceğini de müjdeledi...'

Yani Arnavut futbolcular bundan böyle vize alma derdinden kurtulmuş olacak.

XXX

Pek dikkate değer bir ayrıntı değil ama bu haber 2009'un Eylül'ünde 4-2 kazandığımız Estonya maçında milli takımın ikinci golünü atan Sercan Yıldırım'dan dinlediğimiz bir anekdotu hatırlattı: O tarihi maçta iki gole imza atan kaptan Tuncay Şanlı, soyunma odasına kadar gelip yanaklarını okşayan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dan şöyle bir talepte bulunmuş:

Yeşil Pasaport!

2012-13 sezonunda Bursaspor forması giyen sonrasında Katar ve Hindistan'da top koşturan ve son olarak Fransa'da Fatih Terim'in yardımcılığını üstlenen Tuncay Şanlı'nın o günün koşullarında devletten talep ettiği bu ayrıcalık önemsiz ve de küçük bir ayrıntı olarak görülebilir ama derine inilirse durum değişir?

Milli takıma seçilen bu çocuklar ne yapıyor? Ay-Yıldız'ı yurt dışında temsil ediyor. Bu milletin adına giyiyor formayı.

 Peki; kimlere 'yeşil pasaport' veriliyor?

Bu vatana hizmet için görevli olanlara...

XXX

İşlerini yaparken bir de vize ile uğraşmasınlar, sınır kapılarında normal vatandaş gibi sürünmesinler diye.  En kritik, en zor işleri yapanların bir tanesi bile 'harcırah' dışında bir kuruş alamıyorlar bu görevlerinde. İşlerini başarırlarsa öyle 'prim' falan da yok!

Bunlar bardağın dolu tarafı, bir de boş tarafına bakalım...

Okuyoruz, duyuyoruz, görüyoruz... Mesela ismi lazım değil, prim kavgasında başı çeken milli bir futbolcumuz eşine 2016 model Lamborghini almış. Ünlü futbolcu, otomobile yüzde 10 indirimli olarak 2 milyon 700 bin lira ödemiş! Bir başka millimiz de eşi ile tatilini geçirdiği Maldivler'de kaldığı butik oteli pek beğenmiş, satın almaya karar vermiş!

Helal hoş olsun, gözümüz yok... Çalışmışlar kazanmışlar, günümüzün global futbol endüstrisinde koşullar böyle çünkü! Ancak şehit babası 'devletin verdiği 290 lira engelli aylığı yetiyor' tok gözlülüğündeyken, federasyonun adam başı '50 bin TL' ye denk düşen primi için milli takım kampında kazan kaldırmak şımarıklık mı yoksa hesap bilmezlik mi?

Dönelim başa...

Tuncay'ın o dönemde 'ille de yeşil pasaport olsun' yolundaki talebi kabul görseydi, Ay Yıldızı temsil eden futbolcularımız Arnavut oyuncular gibi bu şerefle yetinip 'o primlerden' vazgeçerler miydi acaba?