Mustafa ÖZKESKİN 22 Eylül 2017 Cuma, 07:31

ŞİMDİ güzel şeyler yazma zamanı... Öncelikle Paul Le Guen'in hakkını teslim edelim. Eleştirilere kulak verdi, onlardan ders çıkardı ve inandığı doğruları sahiplendi. Santrfor transferi gerçekleşmeyince gol sorununu çözmek adına sistemden vazgeçmedi, futbolcularını sisteme uymaya zorladı.

Doğru mantık da bu... Çünkü 5 etabı geride kalmış maratonda sistemi değiştirmek demek, her şeyi yeniden yapmak demek. Bu büyük bir riskti...

Fransız Hoca bakın ne yaptı:              

1- Savunmanın göbeğinde ilk toplara basma konusunda hata yapan ve kademede sorun yaratan İsmail Konuk-Ertuğrul Ersoy ikilisi ile oynamanın riskli olduğunu fark ettiği için bu bölgeye Ekong ile Titi takviyesi yaptırdı.

2- Geçmişlerine bakıldığında saha içi bıçkınlıkları ve sakarlıkları ile nâmlı bu iki savunmacının kulaklarını fena bükmüş olmalı ki, birbirine göz hapsi yaptırarak aynı çizgide oynatmayı başardı.

3- Orta sahadaki reform kenarlarda yapıldı. İki ön libero Agu'yu sağa, Badu'yu sol çizgiye yakın oynatarak iki bek Barış Yardımcı ile Aziz Behic ileri çıktıklarında arkalarını sağlama aldı. Yani iki kenar kulvar rakip geçişlerine kapatıldı...

4- Göbekte forvet arkası oynayan Batalla'ya destek amaçlı iki kenar uçtaki Delarge ve Ekoko'yu içe çekerek bu üçlü ile Bursaspor'un ana merkezini oluşturdu.                                                  Yani savaş karargâhı...

5- Hücum organizasyonlarında temel nokta Pablo Martin Batalla'nın futbol felsefesi. Arjantinli geçen sezon olduğu gibi savunmaya değil, sürekli hücuma destek verdi. Hem diri ve güçlü kaldı hem golleri hem de golle biten asistleriyle futbolun patronluğunu yeniden ele aldı.

6- Hareketli santrfor yokluğu nedeniyle Stancu mecburen sabit pivot santrfor oynarken, onun arkasında gezgin forvet olarak çapraz koşularla Delarge görev yaptı. Romen golcünün boşalttığı alanlara giren Delarge biri göbekten diğer ikisi sağ ve sol çaprazdan üç gol attı.

Şimdi günün sorusu şu: Bursaspor bu futbolu oynamaya devam ederse ne olur?

Cevap belli: Tribünler dolar, Timsah ilk beş içine sıkışma yolunda rahatlar...

Ancak sorunun gerçek cevabı bu değil!

Le Guen'in öğrencileri, şimdiden 1. Lig'e yelken açmış görüntüsü veren Yeni Malatyaspor gibi bir rakibi bir daha zor bulur...

İşte bunun için pazar gecesi oynanacak Galatasaray maçı çok önemli.

Yener, yenilir, berabere kalır bu hiç dert değil.

Demek istediğimiz o ki sonuç açısından değil oyun bazında bu karşılaşma çok önemli. Bursaspor'un rotası için hayal ile gerçek arasındaki o ince çizgiyi bir nebze de olsa kestirmek adına kafası karışık olanlara yönelik bir ipucu olacaktır Galatasaray maçı...