İsim çok, gelen yok!..

Mustafa ÖZKESKİN 06 Temmuz 2017 Perşembe, 06:00

Malum; transfer dönemindeyiz. Alıştık mı, bıktık mı, kaşarlandık mı bilemem ama Bursaspor konusunda hiçbir gelişme eskisi kadar heyecanlandırmıyor camiayı...

Şaşırtmıyor!

'Vay be' diyemiyoruz...

Sonu belli film izler gibi...

Yeni hoca geldi, topbaşı startı verildi.Takımda giden de var, gelen de... Ancak geride kalan o 'kâbus'gibi sezonun yüreklerde, beyinlerde yarattığı tahribat henüz giderilmedi, sözün özü camia hâlâ kendine gelemedi!

Bu işin ilacı transferden geçer.

Medyada dillendirilen 'geliyor, bitiyor, oluyor' gibisinden o kadar çok isim var ki...

XX

Şüphesiz adı geçen futbolcular, yönetim ve teknik kadro cephesinden teyit edilmiyor ama transfer konusunda uzmanlaşan gazetecilere göre 'Transferin yarısı gerçekse, yarısı dedikodur.'

Çağdaş futbolda, 'Kadroyu şişir, rahat et' kavramı artık tarih oldu. Avrupa bunu 22-24'te sınırlamış. Nitekim yeni hocamız da Bursaspor'un Avrupa kamp kadrosunu 26 olarak belirlemiş. Bu yöntemde 'İkiz 11' denilen bir alternatifli bir sistem var. Çıkanın yerine kimin gireceğini top toplayıcılar bile biliyor. Bizde ise tribünlerde fal açılıyor.

Sakatlık ve cezalı durumunda ise 3-4 kişinin yeri değişince sistem altüst oluyor.

Geçen yıl bilhassa sağbek ile stoperdeki adamsızlık nedeniyle yaşanan sıkıntılar malum. Hocalar çaresizlikten sağ kenar ile savunmanın göbeğine elde kim varsa sürdü.

Geçen yılki kadrodan sarkan hasarları onaracak takviyeler elbette gerekli ama nereye kadar?

Bursaspor'un verdiklerinin karşılığını bulmakta zorlandığını yakın geçmişteki transferlerden gördük. Bu camia başkan ve yöneticilerinden yabancıya çılgın paralar saçan '3 İstanbullu' ile idrar yarışına girmelerini beklemiyor. Ama şampiyon kartvizitiyle bu ligde başrol oynamış bir takımın kıytırık transferlerle geçen sezon olduğu gibi figüran konumuna düşme ihtimalini de kabullenemez.

XXX

Sakın ola başkan başta olmak üzere transferden sorumlu olanların işi hafife aldıklarını kimse düşünmesin. Tam tersi; duyuyor ve biliyoruz ki çalmadık kapı bırakmıyorlar ama nafile!

Deve var bir akçe, deve var bin akçe...

Anlaşılan o ki; Bursaspor'da konunun muhatapları deveyi buluyorlar ama paraya kıyamıyorlar!

Malum, merhum Başkan İbrahim Yazıcı ile onun ardından işbaşı yapan Erkan Körüstan bonservis bedeli ödemeyi sevmez, başlık parası vermektense, oğluna elde bohçası evden kaçacak gelin adayı arardı!..

Ee, Sayın Başkan Ali Ay da yöneticilik stajını Körüstan'ın yanında ikinci başkan olarak tamamlayıp kalfalıktan ustalık dönemine geçiş yapmadı mı?

İşte bunun için tahminim odur ki, Sayın Ay da iki eski başkanın izinden giderek jargon diliyle 50 kuruşa hem şoför mahalli istiyor, hem de 'cam kenarı olsun' diye düşünüyor!..

Nitekim bakıyorum da;Yazıcı ile Körüstandönemlerinde olduğu gibi başkan Ali Ay'da 'Kulübün menfaatleri doğrultusunda' diye başlayan söylemleri ile bunu kanıtlıyor.