Kim inanır sizlere?

Mustafa ÖZKESKİN 26 Şubat 2016 Cuma, 09:13

Hani derler ya; 'Bir deli kuyuya taş atmış, 40 akıllı çıkaramamış' diye...

21 Şubat gecesinden sonra Türk futbolunda gelinen nokta da aynen öyle.  Her kafadan bir ses çıkıyor, bilen de bilmeyen de konuşuyor.  Mesela ülkenin önde gelen bir haber kanalı önceki akşam bu konuda bir açık oturum düzenlemiş. Yazarı, çizeri, eski hakemi, yöneticisi canlı yayında program konuğu. Oturumu yöneten bayan spiker konuklarına soruyor:

'Deniz Ateş Bitnel herkese kart gösteriyor. O sahadaki diğer hakemler ne iş yapar? Gelip niye hakemi durdurmadılar? Ya bu kartlar fazla oluyor demediler!' Belli ki; hanım kızımız futboldan bihaber, vermişler programa sürmüşler ekrana... Gülüp geçeriz de, Trabzonspor kulübünün hukuk ve dış ilişkiler sorumlusu yönetici Tuncay Bekiroğlu'nun Selçuk İnan'ı hedef alan twitine ne diyeceğiz?

'Bekledim ki, Selçuk penaltıyı auta atsın. Ama adamlık kavramı çok uzak kendisine!'

Anadolu havariliğine soyunan 3 İstanbul kulübünün medyadaki yazar, çizer ve söyler takımı da anında topa dalmış: 'Avrupa da olsa her futbolcu o penaltıyı dışarı atardı!'

Yapmayın yahu; nereden biliyorsunuz? Var mı örneği? Ama bizde var!

1960-61 sezonu. O zamanki adı ile Milli Lig'de 34. Hafta. G.Saray ile Adanademirspor Mithatpaşa'da(İnönü) oynuyor. Sarı Kırmızılı ekip haksız bir penaltı kazanıyor. Adana kalecisi Haşim direğe sırtını yaslayıp bekliyor. Tribünler 'atma atma' diye tek ses tempo tutuyor. Metin Oktay ellerini tribünlere açıyor ve 'ne yapabilirim ki' dercesine topu kaleye yuvarlıyor. Ama öyle yavaş yuvarlıyor ki, Haşim iki adım atsa gidip golü önleyecek...

Ama gitmiyor!

Futbol o zaman temizdi... Beyazdı... Şimdi çamurlu, gri, sevimsiz ve fena halde kirli... Bakıyorum da; hakemler soyunma odasında rehin alınırken, başkanlar hakem odalarını basarken, yöneticiler federasyonu, MHK'yı tehdit ederken, 'gıkı çıkmayan' 3 İstanbullu'nun medyadaki tetikçileri şimdi ver yansın edip ortalığı yangın yerine çeviriyor.

Türk futbolunun içine düştüğü girdap sizin eserinizdir beyler... O nifak tohumlarını yıllar boyu sizler ektiniz ama bugün günahsız insanlara biçtiriyorsunuz. Ve utanmadan da 'Anadolu, Anadolu' diyorsunuz! Kim inanır sizlere?

 

YORUMLARA BAK HİZAYA GEL
Hakemlere laf söylememeye çalışıyorum, ama mesleği bırakan her hakemin ruhuna hapsettiği kin, nefret ve megalomani ortaya çıktıkça endişeleniyorum. En ciddisi şaklabanlık yapıyor, en ketumu ağız ishali oluyor, en adili en zalim oluyor. İşte o son inciler:

'Nerdesiniz Kuddusi? Nerdesiniz? Hakemliğin neydi ki, yöneticiliğin nolsun?
Erman Toroğlu

'Tipik bir Baron tezgâhı. Bu işte parmağı olan kimse ya da bu organizasyonları kim ya da kimler yaptıysa Allah belasını versin.'
Ahmet Çakar

'Hakem kardeşim sana sesleniyorum. O çıkardığın kartlar hediye kartı değil ceza kartı. Öyle önüne gelene bol keseden dağıtamazsın.'
Özcan Oal

'Bitnel bugün bir cinayet işlemiştir. İnfazı gerekir ama önce bir psikoloğa görünmelidir. Allah şifa versin.'
Muhittin Boşat

'Bir maç, bu kadar fazla hakem hatasına, yanlış kararlara, kırmızı karta getirecek psikolojik travmalara neden olabilirdi.'
Ali Aydın

'Hakemliğim ve yorumculuk hayatımda gördüğüm ve izlediğim en rezil hakem yönetimiydi. Tek doğru kart Salih'in hakeme gösterdiği kırmızı karttı.'
Selçuk Dereli

MİKROFON ANILARI: 'Hey sör, forma çenç'                                                                                         

Erdoğan Arıca... Futbolculuğu ve teknik adamlığı ile büyük başarılara imza atmış bir isimdi. Nur içinde yatsın Bursaspor'da görev yaparken 'Vakıfköy'deki kedileri bile değiştireceksin' veciz sözü ile tarihe geçti. Ondan bir anı:

'23 Eylül 1978...A Milli takımla Floransa'da İtalya'ya karşı mücadele veriyoruz. İtalya o dönemde dünya devi. İyi direndik ama Graziani'nin golüyle maçı kaybettik. Bitiş düdüğüyle hatıra niyetine forma değişimi hafiften başladı. Şevki Şenlen'in arkasında yürüyorum. Şevki Ağabey önündeki futbolcuya seslendi:

'Hey sör... Forma çenç çenç...'  Yani İngilizce forma değiştirmek istiyordu. O futbolcu ya duymadı, ya da umursamadı. Ama Şevki Ağabey ısrarlıydı, yine seslendi: 'Hey sör.. Forma çenç çenç...'

O futbolcu birden döndü keşke dönmez olaydı! Kimdi biliyor musunuz?

Bursasporlu Sedat Özden!
Üzerindeki İtalyan forması, uzun boyu geniş omuzları ile İtalyanları andıran Sedat sordu:
-Ne var abi?
Şevki Ağabey'den cevap geldi:
- Pardon...