KOLTUK SEVDASI

Mustafa ÖZKESKİN 25 Haziran 2015 Perşembe, 12:51
ÜLKE olarak yerelde genelde seçimle yatıyor, seçimle kalkıyoruz. Mesela; Bursaspor olarak kulübe başkan ve yönetimi seçtik. Hemen ardından genel seçim için sandığa gittik. Bugün de sıra geldi 4yıllığına futbolu yönetecek federasyonu belirlemeye. 7 aday var ama iki isim Yıldırım Demirören ile Haluk Ulusoy Türk futbolunun çatısı için yarışacak gibi. Daha önce de yazmıştık, seçimin favorisi bu iki isim eş durumu nedeniyle birbiriyle akraba. Ne var ki; futbol aristokratik bir yapı! Koltuğa yapışan kalkmıyor, rakip babasının oğlu olsa bile! İşin meraklıları mutlaka biliyordur; konuya uzak olanlar için biz yinede minik bir bilgilendirmede bulunalım. ***** Seçimde oy kullanacak delege sayısı 297. Yarışa girmek için bir adaya 59 destek imzası şart. Prof. Fut. Der. 1, Amatör Spor Kulüpleri'nden 10, hakem camiası 5 ve en çok A milli olan futbolculardan 5 kişi delege sıfatıyla oy kullanacak. Süper Lig'in 7'şer oydan 126, PTT 1. Lig'in 2' şerden 36 ve 3. Lig kulüplerinin 54 oyu var. Yazılıp, çizilip söylenenlere bakılırsa, 235 ıslak imzalı dilekçe ile aday olan Demirören şimdiden sandığa girmeden çıkmışa benziyor! Hayırlı olsun ama olmuyor işte. Kazan kaynıyor, hükümet devlet desteğinden tutun da, karanlık güçler rivayetleriyle her kafadan bir ses çıkıyor. Aslında tribündeki taraftarı, sokaktaki adamı ne ilgilendirir federasyon başkanının kim olduğu veya olacağı. Onlara ne? ***** Başkanlığın  kuralları bellidir. Kurullarını kurar, arada sırada kulüplerle toplantı yapar, milli takımla ilgilenir, o kadar. Ali olmuş, Veli olmuş ne fark eder? Tabi, 'o başkanın memleketinde' öyle bir kültür varsa. Hakem seçen, 'cezada/penaltıda/kartta' çapanoğlu arayan, maç saatinden bile komplo teorileri çıkartan ve en kötüsü de  'baskı kurup, çıkar uman' kulüplerin liginde, Federasyon Başkanı dediğiniz şahıs  'başrolde' olacak tabi Kulüplerin kafa yapısı böyle. Daha doğrusu kulüpleri yöneten kafa... Bakınız, Mahmut Özgener ya da Mehmet Ali Aydınlar gibi adaletinden şüphe edilmeyecek (hatalar ayrı) başkanlar bırakıp kaçtılar. Özgener sağlık problemlerini öne sürerken, Aydınlar kendi hastanesinin psikiyatri kliniğinden yardım almazsa, kardiyolojinin müdavimi olacağını kısa sürede kavradı.. Bu sisteme adam dayanmaz çünkü...