Kongrenin ardından

Mustafa ÖZKESKİN 29 Mayıs 2018 Salı, 02:30

Tarihinin en büyük katılımlı kongresini gerçekleştiren Bursaspor'da, sandıktan yine Ali Ay yönetimi çıktı... Yıllardır yaşamadığımız, böylesine hiç tanıklık etmediğimiz bir yarış oldu... Başkanlık, son sandık öncesine kadar her açılışta bir adaydan diğerine gitti geldi...

Genel kurul teveccühü ve kıl payı olarak niteleyebileceğimiz bir farkla seçilen Ay ile ekibini kutlamak ve bundan sonra da koşulsuz destek vermek bir Bursasporlu için olmazsa olmazdır. Çünkü renk aşkı ile girilen kongrelerin kaybedeni olmaz, kazananı olur... O da başkanın teşekkür konuşmasında vurguladığı gibi sadece Bursaspor'dur.

Kongrenin en büyük başarısı; çok adaylı ve de çok iddialı bir seçim atmosferine rağmen büyük ölçüde olaysız geçmesidir... Siz bakmayın öyle; genel kurulun ilk etabında bir iki yerde yaşanan itişip/kakışmaya, birilerinin birbirinin boğazına sarılmasına... Millet olarak sportif kültürümüzde var bu tür işler...

XXX

Aynı mahalleden toplanıp halı sahada maça gidenler birbirinin ümüğünü sıkmıyor mu? Ya da çalıştıkları fabrikanın otobüsü ile gidilen çift kale maçta, aynı tornada/tezgâhta omuz omuza çalışanlar tekme/ tokat birbirine girmiyor mu?

Eee o halde?

Aralarında amigosu, tribün bıçkını, Yeşil Beyaz renklerin çılgını olmak üzere her kesimden 3200 kişiyi aynı mekâna toplayacaksınız ve herkes birbirine beyaz mendil sallayacak, olacak iş mi bu?

Koyun kendinizi divan başkanı İlhan Parseker'in yerine, şöyle bir düşünün...

Sert davranmış kürsüye polis çağırmış!

Ne yapsın?

Divan başkanı sevgili dostum Parseker'in cebinde kırmızı kart yok ki kürsüdeki adamı tribüne yollasın! Kongrenin iki güne yayılma kararının alınmasında emeği olanlara şükranlarını sunmak her gelen kurul üyesinin borcudur.

XXX

Geçmişte kaplıcanın göbek taşında kese sırasına girmiş gibi, klimasız salonda paçamızdan ter akarken gece yarıları oy sırası beklediğimiz günler artık tarih oldu.

Bunların ötesinde sandıkların açılması ve sayılması; divan kurulunun müthiş özverisi sayesinde hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ölçüde, net bir ortamda gerçekleşmesi...

Renkli, ünlü, etkin ve saygın isimlerin yanı sıra taraftarın, destek verdikleri başkana olan bağlılıklarını son sandığın açılmasına kadar sükûnetle bekleyip gösterdikleri duyarlılık da takdire değerdi...

Çünkü yüreklerde Yeşil Beyaz sevdası hâkimdi...

Ortaya çıkan tablo sonrası şu gerçeği Bursaspor'a gönül veren herkes artık kabullenmek zorunda...

Ali Ay'ı sevmek 'Kanun Hükmünde Kararname' ile zorunlu tutulmamıştır. Onu gördüğünüzde boynuna sarılmak içinizden gelmeyebilir, sevmeyebilirsiniz.

Ama saygı göstermek zorundasınız. Ona yapılan saygısızlık Bursaspor'a, genel kurula ve de kulübün tarihine yapılmış sayılır.

Unutmayın başkan o, mühür onda!..