Kumpasçıları Açıklıyorum!

Mustafa ÖZKESKİN 02 Ekim 2015 Cuma, 00:00

Eskişehir maçında yönetim ile hoca istifaya çağrıldı, ortalık toz dumana karıştı. Karşılıklı suçlamalar, açıklamalar, meydan okumalar ver yansın gidiyor. Ama işin endişe verici iddiası Bursaspor Başkanı'ndan geliyor:

'Bize karşı kumpas var!'

Daha 4 ay önce genel kurul üyelerinin teveccühü ile mazbatayı almış, birleştirici, yapıştırıcı ve de yatıştırıcı olarak koca bir camianın başkomutanı olarak omuzlarına apoletleri takmış başkan ateşe benzin dökmekle kalmıyor, karanlığa kurşun sıkıyor!

Son dönemlerin moda sözcüğü 'Kumpasın' lugat anlamı 'ölçüm aracı', jargon dilinde karşılığı ise 'hile, düzenbazlık' 

Doğru-yanlış, haklı-haksız tartışmaları bir başka yazı konusu.  Olay stat atmosferinde gerçekleştiğine göre kumpası yapanlar tribündeki taraftarlar.

İyi de kim bu taraftar?                                                                                                         

***

Birileri tarafından manuple edilen, bir işaretle ayağa kalkıp bağıran, sus denince susan, otur komutu geldiğinde oturan bindirilmiş kıtalar mı?

Değil tabi...

Benim komşum Hacı Münevver Teyze de Bursasporlu, 30 yıllık dostum Otoparkçı Ramazan'da. Teksas tribünün 18 yaşındaki küfürbaz ve bıçkın genci kokoreççi Uğur'da Bursasporlu...

Üçünü aynı kefede tartmak mümkün mü?

Yılların gözlemi ve deneyimine göre sınıflarsak; futbolda en büyük kitleyi 'platonik taraftar' oluşturur.

Örgütsüzdürler... Kimi ev kadını, kim ekmek derdinde, kiminin okul harçlığı bile yoktur cebinde. Maça falan gitmezler, passolig bilmezler, forma almazlar ama Bursaspor'u severler, takımla ilgili haberleri takip ederler.

İkinci grup örgütlü Bursaspor neferleri... Kongre üyelerinden tribün sakinlerine, ismi cismi belli kulüp derneklerine kadar Bursaspor ile 'sevgi' dışında tek alışverişi olmadan kulübü yüceltmeye takımı teşvik etmeye çabalayan fedakâr insanlar.

***

Ve eylemci taraftar kitlesi...

En az diğerleri kadar Bursaspor sevgisiyle dolu, ama maalesef kulüp ile menfaat ilişkisi yaşamış taraftarlar. 'Vermeye' değil 'almaya' programlanmışlar. Profesyonelleşmişler. Başkandan kulüpteki aşçıya, çaycıya, çamaşırcıya kadar herkes tanır onları. Gelmiş geçmiş tüm yönetimlerden öyle veya böyle güzellikler görmüşlerdir ama 'kumpas kuracak' kadar ne akıllı ne de paralıdırlar.

Diyorlar ki; arkalarında onları yöneten akıllı ve paralı adamlar var!

Kim mi onlar?

Sanırım gözü koltukta olanlar! İyi güzel de statta 5 bin kişilik koroyu yöneterek başkana- hocaya 'kumpas kuracak' kadar güçlülerse neden sandıktan çıkamadılar? Peki: taraftarın istemediği başkan kalabilir mi?

Kalamaz.

Ancak benim bahsettiğim platonik ve örgütlü taraftar