MENAJERLİK DÜNYASI

Mustafa ÖZKESKİN 13 Mayıs 2016 Cuma, 07:00

Bursaspor Başkanı Ali Ay son kongrede ibra edilmeyen Recep Bölükbaşı yönetimi döneminde usulsüz harcamalar yapıldığı yolundaki iddiaları yargıya taşıma adına düğmeye basmış; hayırlı olsun. Kim haklı, kim haksız bunu hukuki süreç sonunda öğreneceğiz.

Bunun dışında bağımsız denetleme kuruluşlarınca yapılan incelemeler sonunda Erkan Körüstan dönemine ait rapor da medyaya sızdı. Verilere baktığınızda menajerlere ödenen bol sıfırlı komisyonlar raporun ana başlıklarını oluşturuyor. Öyle ki normal komisyonların dışında 405.600 TL'lik bir fazla ödeme yapıldığı hemen göze çarpıyor. Bu da bize menajer kavramının ne denli önemli olduğunu bir kez daha belgeliyor.Türkiye'de menajerlik, uzun yıllar 'Futbolcu Simsarı' adı altında 'çantacı' tabir edilen üçkağıtçılarla yürütüldü...Ya da kiminin babası, kiminin amcası, kiminin de karısı futbolcunun menajeri gibi devreye girip, pazarlığa oturdu.

                     XXX
Menajerlerin dünyasını şöyle bir aralayalım...

Ülkemizde Türkiye Futbol Federasyonu'nun çeşitli tarihlerde açtığı sınavları geçerek FIFA sertifikası almaya hak kazanan lisanslı 197 menajer var. Lisans işine gelince; öyle kolay değil. FIFA'nın öngördüğü 5 ana lisan İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca ve de Rusça'dan en az birini yarım yamalak değil, 'çok iyi derecede' bilmek gerek. 

Peki, lisanssız menajer sayısı kaç?

Bilinmiyor!

Rivayet o ki; 2 bin ila 3 bin kişi arasında olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizdeki profesyonel futbolcu sayısının 3445 olduğunu da hemen belirtelim. Yani nerede ise 2 futbolcuya 1,5 menajer düşüyor! Menajerler genelde transfer ücretinin yüzde 10'u oranında komisyon alıyor.1 milyon liralık sözleşme imzalayan bir futbolcudan 100 bin lira gibi çok tatlı bir paranın sahibi olabiliyorsunuz.

                    XXX 

Futbolcuların tamamına yakını 1'den fazla menajerle çalışıyor. Artık hangisi kulüp bulursa... Ya da hangisi daha iyi sözleşme sunarsa... 1 futbolcunun aynı anda 10 menajeri olabiliyor. Cambaz bir menajer, köşeyi çabuk dönüyor. Yeter ki kendi kafasına uygun bir kulüp yöneticisi bulsun.

Diyelim ki... Futbolcu, yıllık 500 bin lira istiyor. No problem... Menajer, kendisi gibi cambaz yöneticiye diyor ki, 'Kardeş, elimde öyle bir futbolcu var ki, kendi ortalıyor, kendi vuruyor. Sadece 1 milyon papel istiyor. 1'er milyon da senin ve benim. Antrenörü de görürüz!'. Teklifin güzelliğine bakın. Hep beraber güzel bir 'indiragandi' yapılıyor!

 Ortada fiş, belge falan yok. Aldım, verdim...

 Kulüp kayıtlarına 4 milyon lira olarak geçiyor, sadece kulübün kasası zarar görmüş oluyor! Ve sonra da birileri 'Kulüpler borç batağında' diye feryat ediyor. Tabii bu feryat edenler arasında timsah gözyaşı döken kulüp yöneticileri en önemli bölümü teşkil ediyor.