MEVTA BIRAKIP GİTTİ!

Mustafa ÖZKESKİN 13 Nisan 2018 Cuma, 06:06

KONTRA

BURSASPOR'da Paul Le Guen ile yolların ayrılması, beklenen ancak geç kalınan bir gelişmedir. Her geçen gün hocasına inancı azalan taraftarın barut fıçısına döndüğü gerçeğini göz ardı edip, Fransız hocaya gösterilen tahammülün altında sanırım 'dere geçerken at değiştirilmez' misali amatörce bir düşünce yatıyordu. Sonunda görülmüş olmalı ki bu gidişle 'ortada ne dere ne de at kalacak' -zararın neresinden dönülse kârdır- hesabı düğmeye basıldı bana göre geç de olsa doğrusu yapıldı. Bursaspor'un özellikle ligin ikinci yarısında uğradığı akıl almaz kayıplar birer sonuçtur, kupaya havlu atmanın dışındaki kayıpların telafisi mümkündür.

Tartışılması gereken bugün gelinen kaotik ortama nasıl varıldığıdır?

Kazanırken bile acı veren Bursaspor'un gerçekleriyle yüzleşemeyen teknik direktörü ve takımın klasmandaki yeri iyiyken puan cetvelini gösteren yönetimi, en az sahadaki futbolcular kadar sorumludur!..

Onca transfer, bunca olanak ve harcanan paralara rağmen, sahada temposuz ve arayış peşindeki kimliklerin oluşturduğu kuru kalabalıktan ötesi görülemiyorsa bunun hesabı sorulmalı biri ya da birileri cevap vermeye zorlanmalıydı!..

Adına futbol denilen oyunda dünya coğrafyasının top koşturulan her bölgesinde kimse kalıcı değildir. Yönetimlerin değiştiğine, gidenlerin geri geldiğine o kadar çok tanık olduk ki...

Alkışlar söner, kupalar tozlanır, kazananlar çabuk unutulur...

Şimdi çok geriye değil yakın geçmişe gidip hatırlayalım...

Kaybedilen maçlar sonrası ne diyordu Paul Le Guen?

'Hayal kırıklığı yaşıyorum, anlayamıyorum ama hayat devam ediyor!'

Benzer ifadeleri Glasgow Rangers'ın başındayken de söylemiş, takımı St. Mirren ile 1-1 berabere kalarak lider Celtic'in 17 puan gerisine düştüğünde aynı sözleri tekrarlayınca hemen ertesinde İskoç kulübünde hayat onsuz devam etmişti!

Şimdi onun yönetiminde Bursaspor'un seyir defterine bakalım.

Devam edecek olan hayat bu muydu? Onca kayıp, onca transfer yanlışı, yabancılara saçılan çok sıfırlı avro'lar, takımın ortaya koyduğu berbat futbol...

Bütün bunlara rağmen ne diyordu Mösyö:

'Hatırlamak istemediğimiz bir maç ama hayat devam ediyor...'

Hep aynı nakarat!

Yabancı olmanın getirisiyle bizlere özgü bazı gerçeklere yabancı kaldı Mösyö... Camiadaki ümitsizlik, ligde kör-topal gitmek, küme düşme eşiğine gelmek ya da kupadan düşmekten kaynaklanmıyor. Onlar önemli ama sorun; bunu gamsızca değerlendirip, taraftara sürekli pembe hayaller pompalamaktı.

Verilen sözler tutulmadığında, vaat edilen hedeflerden düştüğünüzde yaşanan hayal kırıklığıydı...Hocanın ağzından 'Başta ben hepimiz özür dileriz' cümlesini duyan var mı hiç?

Ya da 'Şu transferde yanılmışım, afedersiniz!' dediğini?

Hayat devam ediyor; Paul Le Guen'siz de sürecek tamam...

Ama geride bıraktığı Bursaspor mevta!

Ona ne diyeceğiz?..