MÜHİM OLAN ÜÇ PUAN MI?

Mustafa ÖZKESKİN 06 Aralık 2017 Çarşamba, 06:11

X-Konya deplasmanından 3 puanı 3 golle çıkaran Bursaspor'un beklenmedik yükselişi sürüyor. 7 haftadır kaybetmeyen bir takım gerçeği var ortada...

Sözü dolandırıp uzun uzun anlatmanın anlamı yok. Kestirmeden söyleyelim; mevcut tablo bir teknik adam başarısıdır. Le Guen isimsiz yabancıların ağırlığı oluşturduğu alternatifsiz dar bir kadro ile şapka çıkarılacak işler yaptı bugüne kadar. Takım iskeletini oluşturan banko isimlerin sakat ya da cezalı olması durumunda tribünden inip veya kulübeden gelip forma şansı bulanlar olağanüstü performans sergileme gayretindeler.

Mesela sezon başında kulüp bulmaları istenen Jorquera ile Faty. Hazırlık kampı sürecinde nasıl ve neden alındığı sorgulanan 'transferi şüpheliler' listesindeki ilk isim Barış Yardımcı. Ya da Harun'un yokluğunda kaleyi devralan Muhammed Şengezer. Transferin son anında kaleci Mert Günok Başakşehir'e gitmeseydi bu genç Bursaspor kalesini dürbünle bile göremezdi!

Hocanın çalışana adaletli forma dağıtımı, öğrencileriyle yürekten ve samimi diyaloğu futbolcularda inanç ve güven duygusu oluşturduğu çok belli.

X-Konyaspor maçı sonrası Mehmet Özdilek 'Bursaspor kalemize 3 defa geldi, üçü de gol oldu' sözleriyle farklı skorun yanıltıcı olduğunu iddia etti...

İstatistiklere bakarsanız Şifo haksız da değil! Topla oynama yüzdesi 70-30, isabetli şut 13-5, korner sayısı ise 9-1 Konyaspor'dan yana... Ancak futbolda istatistiğin hükmü bir yere kadar. Tek büyük gerçek; maç bittiğinde takımların yanlarına yazan gol sayıları.

Yani tabelada okunan rakamlar.

X-Bursaspor'un, farklı galibiyete rağmen böylesine rakibe mahkûm bir oyun sergiler görünmesinin nedeni?

Hep söylüyorum; öncelikle sistemden kaynaklanıyor. 3-5-2'nin getirisi bu sıkıntı. Bu sistemi benimseyen her takım böyle sorunları yaşamıştır ve yaşayacaktır. Benzer sıkıntıyı Bursaspor gibi ligde 3-5-2 oynayan bir diğer takım Galatasaray da yaşıyor.

Tabanca gibi 3 stoperinizin ötesinde defansın önünde çapa görevi yapan ileri-geri çalışan kalifiye iki ön liberonuz olacak. Konya'da olduğu gibi Ekong'un yokluğunda Faty oynadı.  Keza Titi de bir maç ara verdi. Le Guen'in şablonunda Agu-Badu ikilisi çapa görevi üstleniyor. Badu sakatlıktan çıktı, Agu ise Göztepe, Karabük ve Konya maçlarında oynamadı. Bu 3 maçın sayısal verilerine bakıldığında çok benzerlik görüyoruz.

Dikkat ederseniz; kazanılan her puanın ardından Bursaspor adına maçlarda birer kahraman çıkıyor. Bu genelde kaleci Harun ile Titi oluyordu. Konya'da Aziz Behich ile genç eldiven Muhammed Şengezer 3 puanın kahramanıydılar.

X-7 maçlık kaybetmeme serisine rağmen Bursaspor geçen sezon Hamza Hamzaoğlu dönemindeki 25 puan barajını yakalayamadı.

Doğru ama geçen yıl bu dönemlerde Bursaspor taraftarı mutlu değildi. Çünkü sergilenen futbol tatmin etmiyordu seyirciyi. Yakın geçmişe kadar takımlar kötü oyunla 1-0 maç aldılar mı, taraftarlar '3 puan olsun çamurdan olsun' zihniyeti ile mutlu olurlardı. Çünkü Türkiye'de 'Önemli olan kazanmak' gerçeği var... Ama artık kazın ayağı öyle değil!

Şampiyonluk yaşamış Bursaspor taraftarı için hiç değil. Geçen yıl kazanılan maçlarda bile o seyirci takımını protesto etti. Yeşil Beyaz sevdalıları artık 3 puanın ötesinde şeyler istiyor. Bunu sağlamayanları, vermeyenleri, veremeyenleri tepkiyle karşılayacak bir seviyeye geldi. Artık 'Eski hamam eski tas' dönemi bitti.

Yeni hamam, yeni tellak, yeni kurna, yeni peştamal, yeni tas gerekiyor. Azla kanaat dönemi tarihe karıştı. Bunu anlayanlar, seyirciyi de anlayacak!..

Röportaj: Ali Şahin