Mustafa ÖZKESKİN 01 Nisan 2017 Cumartesi, 06:03

Türkiye Atletizm Federasyonu'nun geriye dönük incelemeleri sonucu yasaklı madde kullandıkları kesinleşen Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut ve Songül Konuk'un dünya ve Avrupa çapındaki yarışmalarda kazandıkları madalyalar boyunlarından söküldü. Atletlere verilen üçer-dörder yıl pistlerden men cezası ile hepsinin spor hayatları söndü.                                                                                                                                                                                                                                                                         

Doping bir illet... Çağın spordaki vebası, sporcunun en büyük düşmanı.                                         

O zaman neden doping yapılır?                                                                                             

Uzmanlara göre bunun sportif anlamda bir izahı yok. Konuya sosyolojik ve psikolojik açıdan yaklaşıp felsefi yönden bakmak belki daha akılcı olabilir.                                          

Kaygıları vardır insanların... Ve hayattan bir beklentileri... Beklentilerinin karşılığını alabilmesi için en iyi olması gerektiğine hükmeder beyni.                                                         

Kuruntu ise bir kurttur. İçten içe yer insanı. Ya başaramazsa...                                                       

Ne yapmalı etmeli başarmalıdır oysa... Öyle hisseder, öyle şartlandırır kendini...                           

Hırs bürümüştür gözünü. Ya kendini çizgi film kahramanları gibi yenilmez olmaya şartlamıştır, ya da masal kahramanlarına özenmiştir.                                                                                                                                          

XXX                                                                                                                                   

 'Ben' merkezlidir adına doping denilen musibet...                                                                    

Sahada, salonda, kortta, podyumda, ringde, pistte, minderde yani her türlü yarışta 'ben başardım' demenin yanı sıra parmakla gösterilme hissinin insanda içerden dışa vuran ruh halidir.                                                                                                                                 

Mesela; Maradona'nın 1994 Dünya Kupası'ndaki dopingi!                                                  

Gelmiş geçmiş tüm zamanların 'en iyi futbolcusu' unvanı dünyaca kabullenilmiş ve de tescil edilmiş bir büyük ustanın buna neden ihtiyacı olsun ki?                                                                                                                                        

Tek nedeni olabilir. Onun futbol resitalini seyretmek için saha ve TV başına çöreklenen 1 milyara yakın insana en iyisini sunma kaygısı...                                                          

Ya Lance Armstrong'a ne demeli? Fransa Turu'nu arka arkaya 7 kere kazanan büyük şampiyon, sekizinciyi başaramayacağı kaygısıyla mı yaptı acaba o dopingi? Rüzgârın oğlu 100 metreci Ben Johnson, tenisin kraliçesi Maria Sharapova, yüzmede dünya rekortmeni Rus Efimova ve diğerleri...                                                                                           

Yaptıkları kendilerine ve ülkelerine bir ihanet miydi? Yoksa beklentilere karşı en iyisini sunma kaygısı mı? Veya 'bu kez ya başaramazsam' korkusu mu?

Diego Maradona'nın ünlü ve unutulmaz sözüyle bitirelim.                                                             

'Bir hiçle başladım. Elimdeki tek şey Allah'ın bana verdiği topu istediğim yere gönderebilen iki ayaktı. Ama Allah bu ayaklarla birlikte bana budalalık ve bazı bağımlılıklar da verdi.'