NELER GÖRDÜK?

Mustafa ÖZKESKİN 06 Ağustos 2015 Perşembe, 06:10
SÜPER Kupa finali öncesi son provayı Katar temsilcisi Lekhikwiya ile yapan Bursaspor'da neler gördük? Öncelikle şunu söylemekte yarar var; karşılığı puan ya da kupa olmayan maçlara kulak asmanın önemi yok. Adı üstünde 'Hazırlık maçıdır', hem takımın hem de oyuncuların bireysel zaaflarını ölçme maçlarıdır. Karşılaşmanın anonsunda 'hazırlık' yazıyorsa, attığına da yediğine de bakılmaz! Atarken ya da yerken kim nerede ne yapıyor, ona bakmak daha doğru olur. Almanya kampındaki maçlarla birlikte dünkü oyunu da bir paket halinde analiz edersek, Bursaspor adına az da olsa iyi sinyaller görüyoruz. Mesela herkesin kendi bölgesinde açık vermemek adına ortaya koyduğu dikkat ve özveri. ***** Tek top oynayıp, pas hatalarını en aza indirme gayreti. Rakibi oynatmamak amacına yönelik girilen ikili-üçlü preslerde dayanıklılık ve azim. Bütün bu görüntüler gelecek adına düşünce ve uygulama yeniliklerinin pırıltılarını verdi bizlere... Peki; bütün bu olumlu işaretler, adına lig denilen uzun maratonda kupayı da hesaba katarsak iki kulvarda yarışmak ve de hedefe ulaşmak için yeterli mi? Yılların birikiminin getirisiyle söyleyebiliriz ki; özellikle sağ kanat ile forvetin en ucuna mutlak yabancı iki takviyenin şart olduğu çok açık ve net. Yabancı diyorum çünkü iç piyasada Bursaspor'un derdine derman olacak o evsafta oyuncu yok. Yurtdışında transfer piyasası daraldığına hatta kapanma aşamasında olduğuna göre nasıl olacak bu iş? Bundan sonra yapılacak transfer kötünün iyisidir. Gidenler gitti, geri kalanlar tapon mal! Bu takımın onlara da ihtiyacı yok. ***** Her ne hikmetse bu transfer döneminde Bursaspor kime el attıysa eli boşta kaldı! Bu bir taktik değilse fiyaskodur! Büyük vaatlerle 'sıkı bir takım kuracağız' diyenler bu sözü yerine getiremeyecek gibi... Peki; ne olacak ya da ne olmalı? Sayın Başkan Recep Bölükbaşı, Necmettin Kocaman ve de transferden sorumlu diğer yöneticilere sesleniyorum. Mevsim açıldı, Almanya kampı sonlandı, lig kapıya dayandı, siz hâlâ yabancı oyuncu transfer etmek için çırpınıyorsunuz. 'Pek yakında... Yarın... Yarından da yakın...' diye diye geçmişin Türk filmlerinin takdimi gibi taraftarı oyalamayın! 'Mevcut kadromuz yeterlidir, alımı da satımı da durdurduk...' deyin siz de rahatlayın, taraftar da, takımdaki oyuncular da rahatlasın!