Nerede o bombalar?

Mustafa ÖZKESKİN 03 Ağustos 2016 Çarşamba, 09:06

'Trabzonspor'un eski futbolcusu Mustapha Yatabare'yi renklerine bağlayan Kardemir Karabükspor'un, bazı kulüplerin devreye girmesi nedeniyle Malili futbolcuyu dağa çıkarıp, 3 gün boyunca bir yayla evinde sakladığı ortaya çıktı!'                                                          

Haberi okuyunca gel de geçmişi anımsama...                                                                                      

Kasımpaşalı ünlü kabadayı Sultan Demircan'ın, Sarıyerli Cemil Turan'ı çuval içinde kaçırıp Fenerbahçe Başkanı Emin Cankurtaran'ın önüne bırakalı yarım asrı geçti ama yine de eski yöntemleri kullananlar var demek ki!                                                                                                              

Eskiden lig biter bitmez bombalar patlardı.                                                                                                    

Şimdi mantar patlatan bile yok!                                                                                                          

Herkesin ayakkabı numarasına kadar bildiği Serdar Aziz, Gökhan Gönül, İsmail Köybaşı bu yılın transfer bombaları olarak manşetleri süslüyorsa, fazla söze gerek var mı?                                                                                                                                             

XXX                                                                                                                                                                 

Daha öncede yazmıştım. 70'li yılların başlarında rakipten futbolcu kaçırmak çok modaydı. Güney sahillerinde yatlara bindirilen yeni transferler denizin ortasında göz hapsinde tutulurdu.  Hele Fenerliler'in bir 'Semai Abisi' vardı ki-Semai Şatıroğlu iki yıl önce 80 yaşında vefat etti- aman Allah!                                                                                           

Camiasında son derece dürüst ve saygın bir kimlik olmasına rağmen futbolcu gaspındaki mahareti nedeniyle adı 'Hırsız'a çıkmıştı. İşte o Semai, zamanın ünlü golcüsü Vefalı Zeki'yi, Bursaspor'un elinden kaçırıp Fenerbahçe'ye götürmüştü. Bizim yöneticiler Ulucamii'nin yanındaki bankaya parayı yatırırken, Zeki'yi punduna getirip Pontiac'la İstanbul'a uçurmuştu.                                                                                                                                                       

 O dönemlerde şimdi olduğu gibi taraftar dernekleri filan yoktu. Merhum Berber Ahmet Boylu liderliğinde 'Başak' grubu ile rahmetli Mehmet Aktoptan yönetimindeki 'Hisar' grubu camiaya hâkimdi. Sorunlar bu gruplardaki 'ağır abiler' tarafından çözülürdü.                                                                                                                         

 XXX                                                                                                                                                      

1972-73'teki Talat Diniz döneminde, Baykul Tüysüz, Tezcan Ozan ve Güvenç Kurtar gibi dönemin istikbal vaat eden 3 genç golcüsü transfer için Bursa'ya getirildi.  'Hırsız Semai' korkusuyla, yönetim adına Genel Kaptan Osman Sinkiler, onları Hisar Grubu'na teslim etti. Emanetleri alan Aktoptan 4 kişilik ekibiyle Kurşunlu Gemsaz'da bir kulübede üsleniyor, elde sopalar, belde kamalar 24 saat nöbet tutuluyordu.                                                                                                        

Ama su uyur, düşman uyumaz misali, Semai'nin Bursa sınırlarına girdiği haberi üzerine yıldırım hızıyla Karacabey Boğazı'na intikal edildi. Baskın korkusuyla örgüt evi gibi her gece yer değiştiriliyordu.

Neyse, sonuçta 3 futbolcu sağ salim Bursaspor'a imza attı. Gazetecilere kaçırılma öyküsünü anlatan şimdinin ünlü teknik adamı Güvenç Kurtar konuşmasını şöyle noktalıyordu: 'Birimizin ihtiyacı geldiğinde üçümüzü birden tuvalete götürmesi dışında Mehmet Abi bize çok kibar davrandı!'                                                                                                               

Mekânı cennet olsun; o günden sonra Aktoptan'ın lakabı 'Kibar' olarak kaldı...