Protokol değil yolgeçen hanı!

Mustafa ÖZKESKİN 24 Nisan 2015 Cuma, 06:00
Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın protokol tribünde küfürlerin yumrukların havada uçuştuğu Fenerbahçe-Bursaspor maçı bitti ama dumanı hala tütüyor. Başkan Recep Bölükbaşı'nın 'Küfürleri yetmedi tekme-tokat da saldırdılar' sözleriyle isyan ettiği eylemi, Trabzonspor Kulübü'nün de kınama bildirisiyle destek vermesi bir kez daha 'Protokol Tribünü' gerçeğini gündeme oturttu. Sonradan 'Protokol' olarak değiştirilen eski adıyla 'Şeref' diye nitelenen bu 'Yüce Tribün', 5894 sayılı Futbol Federasyonu yasasına dayalı yönetmelikle Spor Genel Müdürlüğü aracılığıyla şeklen devletin kontrolü ve sorumluğunda. Ancak fiilen durum böyle değil! *** Yönetmelik hükümlerine rağmen baskı ve talepler sonucu devletin yüce ve kutsal gücünün sembolü protokol tribünleri yolgeçen hanı gibi. İl Spor Genel Müdürlerinin öncelikli işi; pazartesi gününden itibaren başta bakanlar, milletvekilleri, üst düzey bürokratlar, eş, dost, ahbap olmak üzere taleplere göre koltukları muhterem zevata sunmak oluyor. İllerin bu konudaki yetkilileri, önemli bir ismi ihmal etmesi durumunda 'Yandı Gülüm Keten Helva!' Fırçayla kalsa iyi, iş görevden aldırma ya da sürgüne gönderme tehditlerine kadar gider. Hatta o tribünlerde bazı amcaların da koruma ordusuyla güç gösterisi yaptığına çok tanık olduk. *** 2004'te Gençlik ve Spor Genel Müdürü olan Mehmet Atalay bu rezalete son vermek için düzenleme yapmak istedi ancak iktidar partisinden 100 milletvekili Atalay'ın görevden alınması için imza topladı. Başbakan bu talebi dikkate almadı ancak mevcut yapıya da hiç dokunulmadı. Pazartesi gecesine dönersek.. B.B.Başkanı Recep Altepe ile Bursaspor yönetimi neredeyse tam kadro Saraçoğlu'nda. Kim olduğu, bilinmeyen bir dolu insandan konuk protokole küfür gırla! Bölükbaşı'nın yaptığı gibi sıkıysa bir karşılık ver, bir araba odun da sırada! Sorumlular, Fenerli yönetici, şu partiden siyasetçi ya da devlet görevlisi olarak teyit etmediğine göre. Kim kardeşim bu magandalar? O yüce tribüne nasıl daldılar? ***   MİKROFON ANILARI / TOP KUŞA ÇARPARSA Denizlispor galibiyetine rağmen taraftardan küfür yediği gerekçesiyle Elazığspor hocalığından istifa eden Ümit Özat'ın açıklamaları sanal âlemde tıklama rekoru kırıyor. Geçmişte 'Kadınlar futboldan anlamaz' benzeri söylemleriyle kadın derneklerini yollara döken Özat, inandığı doğruyu çekinmeden söyleyen bir kimliktir. 2000'li yılların başında kiralık olarak geldiği Bursaspor'da kaptanlık pazubantını takan, 'TSYD Yılın Gazetecilik Yarışması'ndaki ödülümüzü elinden aldığımız Ümit Özat ile birlikte olduğumuz bir dost sohbetinde muzipliğiyle bilinen ünlü spiker dostumuz Ümit Aktan, Erman Toroğlu'na sordu:  Hocam, 30 metreden top kaleciyi geçti, boş kaleye giderken kuşa çarpıp dışarı gitti. Kararın ne olurdu? - Kuşa çarptığı yerden hakem atışı yaptırırım. Aktan aynı soruyu adaşı Özat'a sordu. Öyle bir cevap geldi ki... - Kuşa kırmızı kart ve penaltı! Çünkü kuş son adam ve bariz gol şansı var!   ***   GÖRÜNTÜ  KRİTERİNİZİ SEVSİNLER Mbesuma'nın parası zamanında ödenmediği için Bursaspor'a Avrupa yasağı geldi ya... Neymiş? UEFA kriterleri böyleymiş. Haberlere bir bakalım... x- G.Saray Liv Hospital basketbol takımından 6 yabancı oyuncu 'paraları zamanında ödenmediği için' kulübe ihtarname çekti. X- Diego Ribas, F.Bahçe'yi 'paralarım ve primlerim Aralık'tan beri ödenmiyor' diye federasyona şikâyet etti. X- Trabzonspor'da Kevin Constant alacaklarını tahsil edemediği için Türkiye'yi terk etti. X- Beşiktaş 'en müthişi' ile sırada. 'Koltuk, masa, kanepe, kamyon' haberleriyle kulübe haciz geldi. Demek ki neymiş; Bursaspor'un dışındaki '4 Büyük' UEFA'nın mali fair-play standartlarına uyuyorlarmış! Vallahi inandık...