Rakibi düşman görmek!

Mustafa ÖZKESKİN 14 Eylül 2018 Cuma, 06:24

Malum; pazar günü Bursaspor'un Karadeniz'de Çaykur Rize maçı var. Bundan sonra Timsah'ın oynayacağı her karşılaşma önemli ama bu maçın önemi/seyri/atmosferi çok daha farklı...

Hatırlatmakta yarar var; önceki sezon son maçta Bursaspor lige tutunurken, Çaykur ise evinde oynadığı 90 dakikanın bitiş düdüğü ile birlikte Süper Lig'e veda etmiş; o günden sonra da Rizespor camiası küme düşmenin sorumluluğunu anlaşılmaz/yanlış bir mantık ile Bursaspor'a yüklemişti...

İşte o gün bugündür Karadeniz temsilcisinin taraftarı kanlısı/hasmı/düşmanı gözüyle bakmakta Timsah'a!

XXX

Öyle ki söylentilere göre kulüp başkanı pazar günkü maçın camia için önemini vurgulayarak İbrahim Üzülmez'den 3 puan garantisi istemiş ancak beklediği yanıtı alamayınca da hocasını kapı önüne koyup; takımı altyapı sorumlusu Mehmet Ali Karaca'ya teslim etmiş...

Rizeli meslektaşlardan aldığım bilgilere göre kentteki gerilim "zır deli" boyuta ulaşmış!

Maalesef acı ama gerçek; futbolun basit bir oyun olduğunu unuttuk toplum olarak...

İnsanların yeşil sahada gördüğü "rakip" değil "düşman"!

Nasıl bu hale geldiğimizi ise artık sokaktaki çocuklar biliyor, tekrarlamayayım.

XXX

Fiili duruma bakalım:

Futbola "deşarj yeri" rolü biçen toplum mühendislerinin, anlı şanlı kanaat önderlerinin kulakları çınlasın... Frankenştayn'ı onlar yarattı. Cini şişeden onlar çıkardı.

Deşarj bağırıp/çağırmayla sınırlı kalmadı, alt beynimizdeki vahşetin de önünü açtı futbolda. Artık insanları durdurmaya damdaki keskin nişancılar bile yetmiyor; Federasyon kurullarından "ceza almak" savaşta diş ağrısı gibi kalıyor.

Futbol agresiflerine kulüp yöneticileri mi yön veriyor, yoksa yöneticiler kızgın güruhların peşine mi takılıp gidiyor belli değil...

Her şeyi göze almış adamları durdurmaya yetecek güç de icat edilemedi henüz.

Varsa, bizde işe yaramıyor!

Dileğim/temennim/beklentim Rize'de pazar günü maraza çıkmayan temiz/dostane bir maç izlemek. İnşallah gerçekleşir!..