Sana harcanan zamana yazık!

Mustafa ÖZKESKİN 13 Kasım 2017 Pazartesi, 06:08

A Milli Takım'ın Romanya'dan sonra bu akşam da Arnavutluk ile hazırlık maçı var. İyi güzel de neye ve nasıl hazırlandığımızı bilen var mı? Bildiğimiz ve anladığımız o dur ki adamın biri ülkemizde zaman öldürüyor ve öldürdüğü zamanı dolduruyor! Lucescu'dan söz ediyorum...

Türkiye'ye gelmiş en netameli verdiği demeçlerin her biri sıra dışı, sivri, batıcı ve köşeli bir teknik adamdan!

Şu yabancı futbolcu meselesinden başlayalım. Bakın ne diyor Milli Takım Teknik Direktörü: "Yabancı sınırı getireceğiz. Federasyon'la birlikte ülkede geçerli olan yabancı sayısına bir limit koyacağız." Hemen ardından Futbol Federasyonu, yönetici Ali Dürüst aracılığıyla bu söylemi 'yalanlayınca' hocamız "Ben öyle demedim" sözleriyle konuyu 'tercüme hatasına' bağlıyor!

'Türk gazetecilerinden kurtulmak için Türkçe öğrenmediğini' söyleyen adamın sığındığı mazerete bakın? Bu ifadeler ölçüyü kaçırdığı nice söylemlerden biri...                   Yani ilk değil!

Yabancı meselesine dikkat çektiği konuşmasında Avrupa'da ilk 11'e girmekte zorlanan Cengiz Ünder, Emre Mor ve Enes Ünal'ın yurt dışına erken çıktıklarını kastediyor ve ardından ekliyor: "Takımında oynamayanı ben nasıl Milli Takım'a çağırayım?"

Söyleyelim; "Arda'yı nasıl çağırıyorsan öyle!" 80 milyonun takımı için "Her şeyi sil baştan yapıyoruz" palavrası ile zaman istiyor ülke insanından.

Yeniden yapılanma palavrası ile seyretmediği adamlar kadroda, "gençleştireceğim" derken ilk defa kampta tanışıp birbirlerinin elini sıkacak adamlar yan yana oynayacak ve biz buna 'Milli Takım yapılanması' diyeceğiz.

Hadi oradan!

Romanya milli maçının ilk 45 dakikasında yarı sahayı geçemeyen millilerimiz için basın toplantısında "İlk yarı 1-0'a kadar iyiydik" değerlendirmesi yaparak resmen Türk insanın aklıyla dalga geçen bir adam var 'Ulusal Takım'ın başında...

Galatasaray'ın başındayken "Köpekler istedi diye, atlar ölmez", Beşiktaş'ın hocasıyken "Türkiye, Çavuşesku Romanya'sına benziyor" diyebilecek kadar pervasız bir üslup kullanan bir adamdan bahsediyoruz.

'Bunlar' unutulacak laflar mı, unutulacak olaylar mı?

Dünyada, Avrupa'da, Türkiye'de 'hoca mı kalmadı' ki 4 son yıldır Shakhtar'da, Zenit'te 'kapının önüne konulacak' performansı ile ortada kalan bir hocayı Milli Takım'ın başına getiren zihniyeti anlamak mümkün mü?

Kabul; teknik direktörlük kariyeri başarılarla dolu ama 'Bu Lucescu o Lucescu değil' artık. Söylemleri ve eylemleri tamamen tezat 72 yaşında bir hoca var karşımızda.

Zenit'ten gönderildikten sonra, neden 'bir tane talibi' çıkmadı; neden Avrupa'da, Amerika'da, Çin'de, Arap ülkelerinden bir kulüp çıkıp da "Bize gelir misin hoca" demedi?

Ne de güzel söylemiş Sezen Aksu...

'Sende Bizim Hatalarımızdan Birisin.'

'Senin İçin Harcanan Zamana Yazık.'

Aynen öyle Romanyalı...