Son şans bol şans

Mustafa ÖZKESKİN 03 Mart 2017 Cuma, 06:04

4 gollü Kasımpaşa yenilgisi sonrası Bursaspor'da baş döndürücü bir trafik yaşadık hafta boyunca...

Karakol, hastane, bıçak, sopa, kama, darp, vurma, kırma, karşılıklı suçlama ve de yöneticilerden istifa...

Hezimet, eziyet, protokolden, taraftardan Özlüce'ye geçmiş olsun adına bir dizi ziyaret...

Yenilmek, 3 puanı kaybetmek sportif bir sonuçtur, olabilir. Bursaspor ilk kez İstanbul'da hezimete uğramıyor ki? Tarihinde nice bozgunlar var.

 Camianın tepkisinin altında peş peşe gelen başarısız sonuçların ötesinde 'Mağlup olmak değil, ezilerek mahcup olmak' yatıyor.

Bursaspor sezon başından bu yana kazanmayı, iyi futboldan çok sevdi. Doğal olarak, herkes 'mahzuru yok' dedi.

XXX                                                                                                                                               

Ne zaman ki ikinci yarının start maçında Trabzonspor yenilgisi geldi...

Eleştiriler 'perşembenin gelişi, çarşambadan belliydi' deyimine endekslendi!

 Seri mağlubiyetler, zihinsel deformasyona uğramış bir takım çıkardı ortaya. Belli ki 6 maç kaybetmek, ağır bir yük oluşturmuştu futbolcuların omuzlarında.

Umalım ve dileyelim ki, Kasımpaşa hezimetiyle o ağır stresin önemli bir miktarını boşaltıp takımlarını bekleyen büyük tehlikenin farkına varmışlardır.

 Oysa mevcut kadro, sezonun ilk yarısında beklenmedik başarılı sonuçlara imza atmış, iddaacı'ları terse yatırmış, 17 haftalık ilk devreyi 27 puanla ilk beşte tamamlamış futbolculardan oluşuyor.

O zaman...

Ne oldu da böyle oldu?

Sorun şu ki; en başta yapması gerekeni, en sona saklıyor bu takım.

xxx

Güç, kondisyon ve yetenek konusunda sıkıntısı yok gibi. Ancak adam-alan paylaşmak, mücadele, hırs ve ciddiyet konusunda zafiyet var gibi. Paslaşmak güzeldir ama paylaşmak daha da güzeldir.

Herkesin gördüğü ve bildiği gibi oyunun yükü, Harun, Batalla, Aziz Behiç başta olmak üzere, zaman zaman da Şamil ile Jorquera'nın sırtında. Diğerleri kuyruklu yıldız misali bir varlar, bir yoklar!

Kulübeyi mesken tutanlar ise yedekliği kendilerine meslek edinmişler. Çünkü takım olma ruhunun çok uzağında kalmışlar. Bursaspor ruhunu hâlâ kavrayamamışlar!

Eğer Yeşil Beyazlı formanın içine sokacak ruhu yoksa zihni bulanıksa hiçbir futbolcu ayaklarına güvenmesin. Bu camiada o ayaklar adamı yaya bırakır. Bursasporlu oyuncuların önünde yarın Gaziantep ile başlayan Osmanlı, Alanya maçlarından oluşan 3 haftalık bir onur savaşı var.

'Son sözü onlar söyleyecek!'

Son şans, bol şans...