SORMAYIP SUSALIM MI?

Mustafa ÖZKESKİN 11 Nisan 2018 Çarşamba, 06:06

KONTRA

Adamın biri avro dolu bavulunu Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi Havaalanı'nda kaybedip Bursa'ya dönse 'adam sen de!' deyip üzerine bir bardak soğuk su içse, kime ne?

Keyif onun, para onun!..

Hele -bu zamanda biraz nadir de olsa- helalinden kazanılmış paraysa.

'Vah vah!' der geçeriz.

Peki, halkın malı bir kulübün 'delikli kuruşu' heba edilirse kimi ilgilendirir?

O kulübü sevgileri, emekleri ve paralarıyla yaşatanlar başta olmak üzere hepimizi değil mi?

'Hesaba itiraz' hakkımız ve görevimizdir.

Soralım o zaman:

Bursaspor'un Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al-Ahli'den 6 aylığına 800 bin avro karşılığı kadrosuna kattığı Moussa Sow'a ödediği/ödeyeceği parayı çöpe attı mı/ atmadı mı?

Devam sorulara:

Kadroya dâhil edildiğinden bu yana 4'ü ilk 11'de başlayıp sadece 7 maçta toplam 328 dakika sahada kalan Senegalli oyuncu sakat mı geldi yoksa Bursaspor sakata mı geldi?

Ara transferde Başkan Sayın Ali Ay, teknik direktör Le Guen'e 'Sow'u alalım mı, ne dersin' diye sormadı mı?

Fransız hoca 'Durduğun kabahat, hemen al' demedi mi?

Sow'un sezon başından bu yana Al-Ahli'de sadece 8 maçta 200 dakika forma giydiği öğrenilirse 'Yahu adam fos çıkarsa taraftara nasıl açıklarız sonra durumu!' endişesindeki başkana Le Guen'in yanıtı 'Medya/taraftar zaten bana fatura kesmeye alışık, hoca istedi dersin!' olmadı mı?

Demek ki Sayın Ali Ay'ın tasarrufu Sow olayı...

Başkanın delikli kuruşun hesabını yaptığı dönemde yitip giden para da az değil hani!

Şimdi yine soralım:

Bursaspor'un başında yerli bir teknik adam olsa böyle bir fiyasko yaşanır mıydı?

Mesela Ertuğrul Sağlam, Hamza Hamzaoğlu, İrfan Buz, Yılmaz Vural gibi...

Ya da bizim çocuklar dediğimiz Adnan Örnek, Ersel Uzgur, Mustafa Er ya da İsmail Ertekin...

Paul Le Guen iyidir, idealisttir, sosyalisttir, hümanisttir ama Bursaspor'un para hesabı onu çok ilgilendirmez; işine bakar. Moussa Sow'un 'oynama ve işe yarama ihtimali' yüzde 10 bile olsa, haklı olarak alınmasını ister.

Kulübün ekonomik durumunun farkında olan Türk teknik adamlar, hele hele Bursaspor'un çocuğu hocalar yöneticilerin işi olan maddi risk ile kazanç oranını tutturmayı da dert ederler kendine...

Karşılığında kapı dışarı edilirler; o başka!

Şehit babası 'devletin verdiği 290 lira engelli aylığı yetiyor' tok gözlülüğündeyken, aylığı 160 bin avro'ya denk gelen Sow'un transferinde bir yöneticinin 'çok ucuza geldi!' tespiti hesap bilmezlik mi, yoksa ukalalık mı anlayan var mı?

Geçmişte; Talat Diniz, Şükrü Şankaya, Süleyman Kurtçu, Kadri Şankaya, Cavit Çağlar gibi başkanlarca kaleme alınan, ardından yakın tarihteki başkanlar Orhan Özselek, Murat Gülez, İbrahim Yazıcı ve Levent Kızıl'ca benimsenen 'Öncelikle Bursaspor'da ziyankârlık yapmayacaksın!' ilkesine sahip Bursaspor...

Kaybedilen bavul dolusu para kişisel servet değil ki!..

Sormak hakkımız ve ödevimizdir...

Yanıt vermek ise Bursaspor'u yönetenlerin mecburiyeti ya da mahcubiyeti!..