SULULUĞUN BEDELİ

Mustafa ÖZKESKİN 15 Şubat 2018 Perşembe, 06:11

Beşiktaş maçında sahaya atılan su şişeleri ve çirkin tezahürat nedeniyle Passolig'i bloke edilen 14.475 Bursaspor taraftarına Malatya maçı yasak.

Süper Lig'de zor bir süreçten geçen Bursaspor sadece sahadaki kötü performansı ile değil tribündeki taraftarının neden olduğu olaylardan ötürü de şaşırtıcı bir seyir izliyor. 2010'daki şampiyonluktan sonra saha ve tribün olaylarıyla rezalette de ilk sırayı kimseye bırakmayan Timsah ceza üstüne ceza alarak bir rekora koşuyor.

Mesela; Türk futbol tarihinde seyircisiz maçtan 'seyircisiz maç cezası' çıkararak bir ilke imza atan takımdır Bursaspor!

2013-14 sezonunda yine bir Beşiktaş maçı sonrası gelen ceza nedeniyle sadece bayanlar ve 13 yaş altı çocuklara açık Karabük karşılaşmasında seyirci hakeme, rakibe ve de yönetime yönelik dört kez 'çirkin tezahürat' yapıldığı için Timsah evindeki Konyaspor maçını bu kez boş tribünlere oynamıştır!

O zaman anlaşılmıştı ki maç öncesi erkeklere çağrı amaçlı hanımların ellerine tutuşturulan 'Küfür etme, ettirme. Maçı beyine evden seyrettirme' pankartları göstermelikmiş?

'Yuvayı diş kuş yapar' tanımlamasının doğruluğu bir kez daha kanıtlanmış, hanımlar o gün beylerin yuvasını yapmış(!) Konya maçının olduğu gün 25 bin Bursasporlu erkek 'ev hapsine' çarptırılmıştı...

Gelelim bugüne...

Bursa'da oynanan son Beşiktaş maçında saha olayları ve çirkin tezahürat nedeniyle Kuzey TOFAŞ, Doğu Alt, Güney Teksas, Doğu Üst tribünlerindeki toplam 14.475 Bursaspor taraftarının pazar günkü Yeni Malatya maçında geçerli olmak üzere elektronik biletleri bloke edildi!

Peki neden?

Sahaya atılan su şişeleri, hakeme ve federasyona yönelik 'sinkaflı' eylemi üç defa yaptığı için!

 Kulübe verilen 100 bin TL para cezasına mı yanalım, en zor gününde seyircisinin öksüz bırakacağı Bursaspor'a mı?

Yazık değil mi?

Bir kez daha anlaşıldı ki adına futbol denilen oyun dişi-erkek, çoluk-çocuk açısından fark etmiyor...

İnsanları elinde meşale, cebinde bulunan maytap, pet şişe, bozuk para, çakmak ve benzeri nesneler gözünün bebeğinde ve dilinin kemiğinde azgınlıkta sınır tanımayan yaratıklara dönüştürüyor.

Geçelim işin sportif, fair-play yönüne, konuya sosyolojik tarafından bakalım.

'Küfür küfürdür ve cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla örülüdür' dense de bizim ülkemizde pek geçerli değildir bu zihniyet...

Aslında küfür yaşamın bir gerçeğidir! Bu toplumda küfre değil, edene bakılır. Küfürlü konuşan insanlar vardır. Hatta küfürlü konuşmanın yakıştığı insanlar bile vardır. Her sinkaflı konuşmasında çevresini kahkahaya boğar!

Mesela aksi düşünülse; dostları Neyzen Tevfik'i küfür etmesi için öylesine ağır tahrik eder miydi? Can Yücel'in şiirleri bu kadar sevilir miydi?
İki yüz kez oynatılsa bile reyting rekortmeni olan Kemal Sunal filmleri, bu ülkede hangi özelliğinden dolayı böylesine rağbet görür ki?
Velhasıl bu ülkede ceza ile sinkaf bitmez, bilakis daha da artar!..