Taraftar ne ister? 

Mustafa ÖZKESKİN 01 Haziran 2017 Perşembe, 06:02

Bursa'da ölüm sessizliği var. İnsanlar, yoğun bakımda son günlerini yaşayan hastası olanlar gibi düşünceli. Diller konuşuyor ama gözler boş bakıyor. Bir mucize bekliyor.                                                                                                                               

Çünkü onlar Yeşil Beyaz renklerine ölümüne sevdalanmış birer taraftar.

Onların derdi kendine göre çok büyüktür. Derdini ummana dökse dünyanın en ünlü ruh bilimcileri çare bulamaz.

Taraftar, 'koşu mesafesi' veya 'isabetli şut' oranı ile ilgilenmez...

O; topun üç direğin arasından geçip geçmediğiyle ilgilidir...

Katedilen kilometre sayısı onun işi değildir. Onun işi; tabelada bir fazla gol atıp atmadığıyla ilgilidir...

XXX

Takımı kaybettiğinde ise kayıp bir bavul gibidir havaalanında. Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda...

Hele takımı dibe çökmüşse gelecekten umudunu kesmişse...

Ona göre; oyuncu maç biter ve gider, oysa kendisi için bir sonraki haftaya kadar, mahallede, iş yerinde, komşusuyla, bir durakta hep yaşayacağı bir şeydir tabelanın sunduğu gerçek...

Puan cetvelindeki yeri hep önüne konacaktır onun...

Geçmişin muhasebesini yapar.

Keşke hoca olarak o değil şu getirilseydi, bu başkan gidip 'paralı bir başkan' gelseydi. Keşke onun yerine şu transfer edilseydi gibisinden bir yığın olasılığı beyin süzgecinden geçirip, bugünü değil asla geri gelmeyecek geçmişi yaşar.

 XXX

'Mağlubiyet son derece motive edicidir. Dibe vurduğunuzda en tepeden başka gidecek yeriniz kalmaz...' diyen Çinli bilge adam; Sang H.Kim'in sunduğu düşünce biçimi ona çok ters gelir...

Takımı kaybetmeyi alışkanlık haline getirmişse utanır. Hasım olarak ya da güçsüz gördüğü takımlara yenilirse öfkelenir.

 Mabet olarak gördüğü sahasında rakipler tarafından sürekli teslim alınıyorsa çıldırır.

Yakar yıkar, kırar döker!

Çünkü onun kral olduğu yerdir tribündeki kombine koltuğu ve orada zaman mekân kavramını yitirir...

Bu durumda birilerinin canının yanmasını ister ve başlar birilerini istifaya çağırmaya...                                                                                                                                                                  
Bu teknik adam olabilir...

 Başkan ve yönetimi de olabilir...

Hatta bazı futbolcularının ıslıklanıp yuhalanmasına kadar vardırılabilir...

Xxx

Puan cetvelindeki yerini gösterip kendisini küçümseyenlerin sayısı çoğaldıysa; o zaman tepkisini vurup kırmaya kadar götürür.

 Kendisine Bursa'daki stadını yasaklarsınız, o gider Kayseri'de, Karabük'te, Antalya'da istifa ister, yuh çeker...
Vodafone Arena'dan ayrılan kafileyi taşıyan otobüsü çıkış gişelerinde ele geçirip oyuncularının kafasını kırmaya kadar vardırır işi...

Wolfsburg'un 54 bin ortalamayla küme düştüğü maç veya Newcastle'ın 60 binin üstünde kombine ile küme düşüp aynı sayıda ortalamayla bir alt ligi oynayıp geri dönüşüyle ilgilenmez o...

 'Kurşun yarasıyla yıkılmayan bedenim, sen düşünce bitti sevdiğim...' gibisinden kamyon arkası yazıları onun kederidir artık.

İşte bunun için bugünlerde Bursamın insanı bezgin, bitkin, bedbin, yılmış ve de yıkılmış...