TİMSAH NE YAPAR?                    

Mustafa ÖZKESKİN 27 Temmuz 2016 Çarşamba, 07:09

ÇARŞIDA, pazarda, yolda, alışveriş ya da otobüste dostlar çevirip soruyor; 'Hocam Bursaspor nasıl?' diye... Haddimize değil ama sağ olsunlar 'Bir Bilen' yerine konmak insanın gönlünü okşuyor, ancak bir o kadar da sorumluluk bindiriyor...                                                    

Öyle ya hazırlık maçlarına bakarak, 'Bu takım ligde fırtına gibi eser' ya da 'Bu takım iş yapmaz, dibe çöker' gibisinden ahkâm kesmek ligin ilerleyen sürecinde sıkıntıya sokar kişiyi... Mesela, 3-2 kaybedilen Boleslav karşılaşması için 'eyvah çekmek' nasıl anlamsız ise 6-1'lik galibiyetle sonlanan Salzburg maçı için de 'helal olsun' demek mantıksız ve de zamansız...                                                                                                                                                   

Belli ki; Çek ekibi ile yapılan ilk hazırlık maçının kaybedilmesi biraz burukluk yaratmış Yeşil Beyaz sevdalılarında... Çünkü; Bursaspor taraftarı, adına ister hazırlık deyin ister özel, en dandik takımlarla yapılan maçlarda bile yenilgiyi kabullenemez...

                              XXX                                                                                                                

Demek istediğimiz odur ki, kamp sürecinde tabelaya yansıyan olumsuz sonuçlara bakarak karamsarlığa kapılmanın anlamı yok.                                                                                                                                                           

Adı üstünde hazırlık!                                                                                                                                                               

Her ne skorla biterse bitsin, bu tür karşılaşmalarda oyunun içine girip, özellikle yeni transferleri tek tek analiz ederek gelecek adına görüş bildirmek, doğmamış çocuğa  don biçmek gibi olur...                                                                                                                                                    

Bunun başlıca nedeni, oyuncu değişiklikleri. Eskiden FIFA bu tür özel organizasyonlarda en fazla '5 oyuncu' değiştirmeye izin veriyordu. Sonra sınırlama kalkınca işin de suyu çıktı!                                                                                                

Sözgelimi; Hamza Hamzaoğlu Boleslav maçında 19 oyuncuyu üçer-beşer sahaya sürdü... Bir o kadarını da rakip Çek temsilcisinin hocası çayıra salınca, toplamda 38 futbolcu çimde koşuşturdu durdu. Keza son Salzburg karşılaşmasında da Hamza Hoca toplamda 18 Yeşil Beyazlı forma sürdü sahaya. Her iki oyunda da ayağına top değmeden duşa giden oyuncular vardı!

                            XXX                                         

Futbol bilimi sezon öncesi yüklenmelere dikkat çekiyor. Mevsim öncesi bir takım ne kadar iyi çalışırsa uyum sürecini ne kadar kısa tutarsa, lig maratonunda o kadar başarılı olur. Bugüne değin konuştuğum teknik adamların birleştiği bir ortak nokta var; "Mevsim öncesi kamp performansları bir takımı ligde 10-12 hafta istim üstünde tutar" diyorlar. Ondan sonrası zaten kendiliğinden geliyor.                                                                         

Kadrodaki tüm futbolcuların görücüye çıktığı hazırlık maçlarındaki başlıca amaç; eskilerle yenilerin tanışıp kaynaşması, alttan yukarı çıkan gençlerle ağabeylerin kucaklaşması... Önemli olan uyum yani balans ayarı.                                                                                                                                                                                                                                             

Bu nedenle 'hazırlıksız-hazırlık' maçlarına bakıp değerlendirme yapmak anlamsız amma velakin; kulüp televizyonundan izlediğimiz kadarıyla tempo, hırs, ciddiyet açısından Timsah'ın geçen sezona göre gelecek adına Avusturya'dan Bursa'ya olumlu işaret fişekleri attığını söyleyebiliriz.