TRANSFER FANTEZİLERİ

Mustafa ÖZKESKİN 20 Temmuz 2017 Perşembe, 06:00

Futbolun nadasa bırakıldığı bu zamanlarda, taraftarın açlığı, transfer haberleriyle kışkırtılır. Transfer fantezileri zihinlerden taşar.

Büyük yaz eğlencesi, medyanın hayal hovardalığı günleri, bu sene daha bereketli ve hareketli geçiyor. Boyalı İstanbul basınında onlarca yabancı futbolcunun posterini görüyor, bu oyuncuların geçmişlerini, istatistiklerini içeren bilgileri resmigeçit kıvamında okuyoruz.                                                                                                       

Manşetlerden öyle isimler gelip geçiyor ki, şu ana kadar sözü edilen futbolcularla düzinelerce takım kurulur! Yalan haber var, bir de yalancıktan haber var...

Bazen yalan olduğu halde doğru çıkan haber bile var!

Bunda menajerlerin rolü büyük. Adam gazeteciye telefonu açıyor;

 'Haberin olsun, şu takım benim oyuncumla ilgileniyor. Benden söylemesi' diye mesaj gönderiyor. İşi gereği haberci de hemen sarılıyor.

Amaç; taraftara umut dağıtıp onları beklenti içinde tutmak...

Yoksa heyecan ölür!

XXX

'Fantezi futbol oyunu' diye bir 'konsept' var, malum. Bu sanal oyunun asli unsuru, isabetli transfer tercihleriyle sıkı bir takım düzmek.

Çağımızın, arzuları hunharca kamçılayan tüketimciliği içinde, transfer fantezisi, futbol oyununun kendisinin bile önüne geçebiliyor. 'Bomba' bir transferin sağladığı tatmin, gol hükmünde zevk veriyor oyuncuya.

Transfer edebiyatının apayrı bir faslı da cevheri fark edilemeyen yıldızların 'ah çektiren hikâyeleridir'...

Mesela Michel Platini'nin öyküsü gibi.

19 yaşında Nancy'de oynarken, o sene 2. Lig'den Bundesliga'ya çıkan Saarbrücken tarafından yaz kampında denenmiş. Teknik direktör Slobodan Cendiç 'Pek çelimsiz çocuk bize uymaz' demiş, geri göndermişler!

Eski Türk filmlerinde sevdiği kızın fabrikatör babası tarafından yoksul olduğu için kovulan yıllar sonra zengin olup eski patronun karşısına dikilip 'Kovduğun o fakir çocuk benim, hatırladın mı' sahneleri içeren melodram hikâyeler gibi...

Transfer fantezileri ile ilgili öyle çok öykü var ki...

XXX

İşte trajikomik bir örnek.

1964'te Bundesliga'ya çıkan Hannover 96 kulübü yöneticileri, seyirci çekecek, 'hava getirecek' bir transfer, kim olabilir diye düşünmüşler

 Ve akıllarına Pele gelmiş!

Yaradana sığınıp Santos'a başvuruda bile bulunmuşlar. Brezilya devletinin bu milli servet için yurt dışına transfer yasağı koymuş olduğunu o vakit öğrenmişler!

Yakın geçmişten bir fantezi ile bitirelim.

Fransa 5. Ligi'nde oynayan Borne'nin Başkanı Cedric Enjolras, Lionel Messi'yi transfer etme talebini Barcelona kulübüne resmen iletir. Fransa Futbol Federasyonu, bu hoşluğu hiç hoş bulmayarak derhal harekete geçer ve Enjolras'ı altı ay hak mahrumiyeti cezasına çarptırır!

Gerekçe olarak da bu gayri ciddi teklifin, 'Barcelona ve İspanya futboluna saygısızlık anlamına geldiği' ileri sürülür.

Gazeteciler bu küçük kulübün başkanına 'Ronaldo olmaz mıydı?' diye sormuşlar.              

'O ancak bizim sahanın çimlerini biçer' cevabını vermiş!

E, transferin birinci kuralı da bu değil midir:

İhtiyacınızın ne olduğunu bileceksiniz!..