UEFA TARAFSIZ MI?

Mustafa ÖZKESKİN 18 Kasım 2018 Pazar, 06:33

UEFA'nın finansal fair play(FFP) uygulamalarını çok önemsiyorum.

Futboldan elde edilen gelirlerin futbola harcanması gibi...

Transfer ve maaş ödemelerinde kulüp gelirlerinin aşılmaması gibi...

Mali disiplin uygulamaları bunlar.

Kara paranın da futbola akmasını önlemeye çalışıyorlar.                                                                                                     

Yaşamda yarım asrı geride bırakanlar hatırlayacaktır.

80'lerde Samsunspor'da Hasbi Menteşoğlu diye bir başkan vardı...

Kırkpınar ağalığı da yaptığı için 'Hasbi Ağa' lakabıyla tanınırdı.                                                                                        

Transferde su gibi para harcar almadık adam bırakmazdı.

Salyangoz kralıydı, hayali ihracattan yargılandı!

XXX

Malatyaspor'da başkan Nurettin Güven'de öyle.  

Dönemin Brezilyalı dünya yıldızları Eder, Carlos ve Serginho'yu...

Malatya'ya getirdi, naylon faturadan hakim karşısına çıktı!

Eskiden olduğu gibi 'Bu futbolcunun parası benden' diyen...

Ne başkan ne de yönetici çıkar artık.

Böyle bir durumda maliye anında, 'nerden buldun' diye...

O kişinin tepesine biner, hesap sorar!

Cepten ulu-orta para çıkarma devri mazide kaldı anlayacağınız...
Bütçelerini dengeleyemeyenler ağır yaptırımlara uğradılar.  

Örneğin; Bursaspor'a şikâyet nedeniyle transfer yasağı geldi.

Önceki gün Faslı Tighadouini'nin 150 bin liralık alacağını...

Ödemediği için Kayserispor'da transfer yasağı cezası aldı.

XXX    

Buraya kadar hepsi olumlu...

Bundan sonrası meçhul!

Örneğin Manchester City...

Önceki sezon transfere 777 milyon Pound harcadı.

Mesela Paris Saint Germain...

Neymar'ın 198 milyonluk rekor transferini gerçekleştirirken.

Toplam 712 milyon Pound harcama yaptı.

Peki; UEFA ne yaptı?

Bu çılgınlıklara karşı 'güya' duyarlı davranıp hafiften homurdandı!

Göstermelik cezalarla yasak savdı, göz boyadı. 

Avrupalıya getirilen yaptırımlara bakınca...

Dönüp bir de bizim kulüplere verilen cezaları görünce.

UEFA bize acımasız/anlayışsız çifte standart uyguluyor dersek...

Yanlış mı söylemiş oluruz?