Mustafa ÖZKESKİN 31 Mayıs 2015 Pazar, 06:07
ÖYLE bir maç düşünün ki, evinizde kazansanız bile Avrupa vizesini almaya yetmiyor... Aynı hedef peşindeki rakipleriniz Başakşehir ile Trabzonspor'un deplasmanda en azından teklemeleri şart! Hani derler ya; 'Eli işte, gözü oynaşta' diye... İşte Timsah'ın dünkü oyunun ilk yarısındaki görüntüsü de böyleydi. Aklı fikri çoğunlukla Bursa'da, birazı Mersin'de az buçuk da Sivas'taydı. Medcezir olayı gibi bir şeydi işte... Gel-gitlerle doluydu kafası... Bursaspor gelip gidiyordu Konya kalesine... Her denemeden sonrada boş dönüyordu geriye. Konyaspor'un tuzu kuruydu nasıl olsa. Ununu elemiş eleğini asmış. Bursaspor'u yense ne olur, yenmese ne olurdu?   ***** Yeşil Beyazlı ayaklar erken atılacak bir golle rakibin direncini kırılacağını planlamıştı. Ancak Şenol Hoca'nın öğrencileri devre boyunca orta alanda iki-üç pası bir araya getiremedi, bunun ötesinde süratini de telaşa katık edince, Konyalı konuğunu heveslendirip oyuna ortak etti... İlk yarının son anlarında Serdar ile Rangelov'un rezalet boyutundaki boğazlaşması, karşılıklı kırmızı kartlarla ile neticelenince, iki takımda birer eksik gitti soyunma odasına... İkinci yarıda maça yine radyo kulağında çıkan Yeşil Beyazlı futbolcular müthiş bir iştahla atıldı oyuna. 'İstersen olur' mantığına sarılan Bursaspor belli ki; çok istiyordu, iyi oynuyor, golü arıyordu... Konyaspor 'Bende istiyorum' deyince, mücadele 'tahterevalli oyununa' dönüşüyor, bir Bursa basıyor, bir TORKU Konya bastırıyordu.   ***** Her an, her şeye gebe bir 45 dakika... Heyecan Uludağ'ın doruklarını aşmış durumda... Öyle goller kaçıyor ki; gel de çıldırma! Fernandao, Bakambu ve Volkan Şen'in içeri ittiremediği toplar, sinire değen dişçi matkabı gibiydi... Hem Şenol Güneş'i hem de tribünleri delirtti... Bütün bu olumsuzluklar yetmezmiş gibi, bir de Mersin ile Sivas'tan kara haberler gelmez mi? Yandı gülüm keten helva!  Son 15 dakikanın görüntüsü aynen şöyle Bursaspor adına: Zincirlerinden boşanmışçasına çılgınca hücum ve şuursuz bir baskı var sahada... Dolayısıyla gedik vermeye başlandı arkada... Ne var ki; Harun sınırdaki 3-5 nöbetindeki Mehmetçik gibiydi, kalesinde devleşti. Cüneyt Çakır son düdüğü üflediğinde anladık ki; Bursaspor için ligde Avrupa rüyası bitti, elde kaldı çarşambaya kupa ümidi...