... VE BAŞLADI

Mustafa ÖZKESKİN 15 Haziran 2018 Cuma, 06:17

Futbola gönül verenler için mükellef bir ziyafet sofrası nefasetindeki, meşin yuvarlağın peşinde koşan ve koşturan ülkelerin en üst düzeyde buluşturan Dünyanın Kupası dün akşam Rusya-Suudi Arabistan karşılaşmasıyla start aldı.

Her Dünya Kupası, kendi içinden yepyeni yıldızları fark etmemizi sağlar...  Bu arada ülke gündeminde transfer geyikleri işgal eylemlerini sürdürerek takımlarının taraftarla ilişkilerini güçlendirmek ve saflaştırmak için Dünya Kupası gündeminin de önüne geçmeye çalışıyor. Ancak renklerine sevdalandığınız hangi takım olursa olsun sıkı bir futbolseverseniz temmuz ortasına kadar bir gözünüz ekranda diğeri ise takımınızın haberleri için medyada olmak zorunda.

Şunu asla unutmayalım... Adına 'Dünya Kupası' denilen bu dev organizasyonlarda sona hep bildikler kalmıştır.

Değişmeyen gerçek de budur!

XXX

Mesela Belçika... Çok iyi şeyler yapıp bir yerlere kadar gelebilecektir... Tıpkı geçmişte İsveç/Kolombiya/Uruguay için bütün dünyanın 'yazık oldu' dediği gibi...

İngiltere daha önceleri olduğu gibi starttan hızlı çıkıp yine tökezlenebilir.

Ev sahibi Rusya, İzlanda ve Nijerya sempati toplayacaktır...

Ronaldo'nun sırtındaki Portekiz ve benzerleri bir yerlerde lastik patlatacak ve yolda kalacaktır...

Adamlarına yaslananlar sona ulaşamayacak, takım olabilenler daha öteye geçebilecektir...

Ama işin sonunda Almanlar mutlaka olacaktır...

Tıpkı Fransızlar gibi!

Her dört yılda bir son 4'te görmeye alıştığımız Brezilya yine aynı yerde olacaktır. Kura talihsizliği yaşamadıkları, birbirlerine toslamadıkları takdirde Arjantin ile İspanyolları da sona kalan 5'li blokta görme ihtimalimiz çok yüksek.

XXX

Her Dünya Kupası'nın hatırlarda kalan kendine özgü birer hikâyesi vardır.

Sözgelimi; 2002'den hatırlanan 'yazık oldu Türkiye'ye' değil midir?

2006'dan akılda kalan ise Zidane'ın Materazzi'nin göğüs çatısına çaktığı kafa değil midir?

2010'dan akılda kalan; 'Vuvuzela' denilen kaynana zırıltısından acilen birer tane edinip aynı sesi çıkarmaya çalışırken tribünlerde boşa tükettiğimiz nefes değil midir?

2014'te diş röntgenini üç kez ısırdığı İtalyan Chiellini'nin omzunda bırakan Uruguaylı Luis Suarez'i unutmak mümkün mü?

Sözü fazla dolaştırmanın âlemi yok. Çünkü sonunda yine bildik ülkeleri, bildik isimleri seyredecek ve başladığımız yere döneceğiz. Lezzetli kısmı grup maçlarıdır ve orası dünyayı tanıma kısmıdır...

Ramazan Bayramı'nın hayırla vesile olması dileğiyle sizleri bekleyen bir aylık futbol bayramının tadını çıkarmanızı tavsiye ederim...