YETTİ AMA ARTIK

Mustafa ÖZKESKİN 30 Temmuz 2015 Perşembe, 06:07
OZAN TUFAN'ın transfer öyküsü bir zamanlar sabaha karşı bile insanları ekran başına toplayan Brezilya'nın o bitmek bilmeyen penbe dizilerine döndü. Medyadaki 'istiyor, istemiyor', 'satıyor, satmıyor', 'gidiyor, gitmiyor' türü haber başlıklarından gına geldi, yetti ama artık! Şüphesiz Ozan bir cevher, iyi işlenmesi halinde paha biçilemeyecek bir mücevher. Ancak gerek gençlik heyecanı, gerekse aile ve mahalle baskısı, onu farklı bir kimliğe büründürdü. Daha düne kadar Özlüce'ye metro ya da belediye otobüsü ile gittiği idmana bilmem kaç beygir son model bir arabayla ulaşabilmenin sendromudur bu... Ayakları meşin yuvarlakla bir hayli barışık ama aklı bir o kadar karışık bu gencimizin belli ki; gözü çok yükseklerde; Bursa semalarından kanatlanmak istiyor. Yuvadan geç veya erken uçmak onun hakkı, yarınlarına yön vermek onun kararı. ***** Ancak transferi ile ilgili görüş belirtirken Bursaspor'da mağdur olduğuna dikkat çekmek için, 'Bir futbolcunun babası çalışır mı?' diye söze başlayıp ardından da 'Ama benim babam hâlâ çalışıyor' gibi saçma ve komik bir mantığa sarılıyorsa bu psikolojik bir soruna işarettir. Ne yani futbol âleminin top zirvesinde 'Şöhretsen babanı çalıştırmayacaksın arkadaş' diye yazılı olmayan gizli bir 'racon mu' var? Biri çıkıp da 'Altındaki arabayı satsan geçtik babanı, aile büyüklerini bile bağkur en yüksek basamaktan emekli edersin' derse ne cevap verecek ki? Bir futbolcunun kulübünde mutlak mutluluğu yakalamasının yolu, kendini o takımla aynı seviyede hissetmesinden geçer. Marka değerinin takımının önüne geçtiğini düşünen birisini tutmakta ısrarcı olmanın kimseye yararı dokunmaz. ***** Bu bir anlamda 'güzel kadın-yakışıklı adam' evliliği gibidir. Yani iki kişinin de gözünün dışarıda olmayacağı bir evlilik... Çiftlerden birinin gözü dışarı kayarsa o ailede huzurun kaçması da normaldir. Bursaspor Sercan Yıldırım ve Volkan Şen gibi öz iki evladını işte bu yüzden evde tutamadı. Yuvaya döndükten sonra kaptanlık bandını koluna takan Volkan'ın her cümlesinin sonunda 'Bursa'da çok mutluyum' klişesini eklemesi geçmişte yaşadığı zamansız ve de zeminsiz transferinin onda bıraktığı tortunun eseridir. Ozan Tufan kardeşimiz bu saatten sonra, Bursaspor'un olası bir yangınında ateşe ilk atılacak adam olduğunu bilmeli. Yeşil Beyazlı formaya verdiği hizmeti yeterli görüyorsa unutmasın ki; o taraftar takımının menfaati için forma aşkını bile küle gömer. Çünkü ödenmesi gereken borç, aşktan bin kere kutsaldır.