Çevreyi hoyratça harcadık!

N. Nuri YAVUZ 14 Mart 2018 Çarşamba, 06:12

​​​​​​Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş Adamları Derneği (BOSİAD) dün, bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceği 'Çevreye Duyarlı Sanayi Tesisi Yarışması' hakkında bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Programın açılış konuşmasında BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Bayrak, bir sanayicinin ağzından pek de duyamayacağınız, ender sözlerden birine imza attı:

"Bursa'da çevreyi çok hoyratça harcadık. Biz, 'Şehrin içinde kalmış bir organize sanayi bölgesi olarak neler yapabiliriz?' diyerek bir çevre yarışması düzenliyoruz."

Bursa'nın yeşil kent kimliğinde sanayinin ve beraberinde türeyen çarpık yapılaşmanın neden olduğu tahribata hepimiz tanığız.

Daha önemlisi artık kentimizde hava kirliliğinin zehir seviyesine ulaştığı gözle görünür hale geldi.

Bayrak'ın tabiriyle 'hoyratça' harcadığımız çevrede yaşanan kaybın önüne hâlâ geçemedik, geçemiyoruz...

Bu noktada en önemli görev de sanırım sanayicilere düşüyor. Ekonominin bir aktörü olarak sanayicilerin sağladıkları istihdam, üretim ve ihracat katma değerinin yanında ülkenin geleceğine karşı da sorumlu olduklarına inanıyorum.

***

Bu kapsamda BOSİAD'ın bu yıl 'Çevreye kirletici etkisi yüksek olan tesisler', 'Çevreye kirletici etkisi olan tesisler' ve 'İzin-lisans muafiyeti olan tesisler' olarak üç kategoride düzenleyeceği yarışmanın sanayicide farkındalık ve duyarlılığın yanı sıra geleceğe karşı bir sorumluluk duygusu oluşturacağını düşünüyorum.

Yalnızca Bursa OSB içindeki firmaların katılımına açık olan ve bu yıl 'Çevreci üretim, temiz gelecek' sloganıyla tertip edilecek yarışma için son başvuru tarihi:20 Nisan.

***

Öte yandan bu yarışma yalnızca sanayicide çevre hassasiyeti geliştirmesi bağlamında değil ekonomik açıdan da önemli bir misyona sahip.

Bursa'nın ihracatında Avrupa'nın rolü hepimizin malumu... Oradaki kıpırdanmanın üretimimizi doğrudan etkilediğine her dönem şahit olduk, oluyoruz...

***

  • "Avrupa'nın ihracat kriterleri değişti"

Bu yarışmanın ekonomik açıdan önemini yine Bayrak'ın şu sözlerinde görebiliriz:

"Bundan on yıl önce ihracat yapacağımız ülkeler bize '18 yaşından küçük çalışan var mı?' diye sorular sorardı. Son yıllarda ise bu ülkelerin sorduğu sorular değişti. Artık 'Baca emisyon değerleri' ve 'atıkların belgelenmesini' istiyorlar. Bunları tamamladıktan sonra ancak ihracat gerçekleştirebiliyoruz. Bu dünyada çevre konusundaki hassasiyetin işareti ve bu kriterler giderek artıyor."

Bu yönüyle de söz konusu yarışma,ihracatçı firmaların kendilerini bu kriterlere göre hazırlamasında yardımcı olacaktır.

***

  • "Nilüfer Çayı'nı biz kirletmiyoruz!"

Yine Bursa'nın çevre konusu gündeme geldiğinde en çok konuşulan başlıkları arasında yer alan Nilüfer Çayı ile ilgili olarak da açıklama yapan Bayrak, "Genellikle Nilüfer Çayı'ndaki kirliliğin OSB'den kaynaklandığı düşünülüyor. Aksine Nilüfer Çayı'nı kirleten firmalar belli. Fakat istihdam nedeniyle bu firmalara yaptırım uygulanamıyor. Biz, Nilüfer Çayı'nda akan suyu arıtarak sanayimizde ikinci kalite su olarak kullanıyoruz. Ve tekrardan arıtarak Nilüfer Çayı'na bırakıyoruz.Nilüfer Çayı'ndaki kirliliğin kaynağı biz değiliz. Fakat bunun böyle gitmesi mümkün değil. Bir müddet sonra o firmalar için ciddi yaptırımlar söz konusu olacak diye düşünüyorum" dedi.

Bayrak'ın hem 'çevreyi hoyratça kirletiyoruz' hem de 'Nilüfer Çayı'nı kirletenler belli ama istihdam için yaptırım uygulanmıyor' açıklamaları bir sanayicinin ağzından son dönemde şahit olduğumuz en cesur açıklamalardı...

Toplum olarak bu cesarete ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz...

Bayrak'ın ihbar niteliğindeki açıklamaları sonrası Nilüfer Çayı'nın zehirlenmesine kamunun daha ne kadar seyirci kalacağını takip edeceğiz.

'Kamu'nun yaptırım gücünübir şarta bağlayarak çevre ihanetine seyirci kalması,onu suçun ortağı haline getirecektir.

Bizden uyarması...

***

MAHFEL İHALESİ İPTAL EDİLDİ

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BURFAŞ'a ait Mahfel Çay Bahçesi için yapılan ihale iptal edildi.

İş adamı Oğuzhan Beken'in 200 bin lira artı KDV olarak kazandığı ihale, Beken'in sözleşme imza süresinin son günü olan 12 Mart 2018 saat 17.30''a kadar BURFAŞ'a gelmemesi üzerine 'edinim yerine getirilmediği' gerekçesiyle iptal edildi.

Osmangazi Belediye Meclis Üyesi, MHP Grup Sözcüsü Cemil Aydın konuya yönelik açıklama yaptı.

Aydın, "Mahfel OKİ (Osmangazi Kültür İşletmeleri) tarafından işletilmelidir. Mahfel'in öncelikle satışı ve kiralanması gündeme geldiğinde Bursa ve Bursalılar için özel önem taşıyan bu mekânın kamunun elinde kalması gerektiğini ifade etmiştik. Eğer ısrarla elden çıkarılmak isteniyorsa OKİ'ye devrinin gerçekleşmesini ve OKİ tarafından hizmet vermesini Osmangazi Belediye Meclisi'nde önermiştik. Bu vesile ile dün iptal olan sözleşmeden sonra Sayın Alinur Aktaş ve Sayın Mustafa Dündar'a çağrıda bulunarak bu konuyu görüşmeye davet ediyoruz. Zira son yıllarda mali anlamda toparlanma sürecine giren ve geçen aylarda 6 milyon lira sermaye artırımı için meclisten yetki alan OKİ ve Osmangazi Belediye Başkanlığı'nın, Mahfel'i hakkıyla işletmeye ve hizmet vermeye gücü vardır" dedi.