Ayağımıza yine ‘Krupp’ girdi

N. Nuri YAVUZ 18 Ekim 2016 Salı, 06:41

Türkiye'nin makro projelerinden olan ve uluslararası arenada yakın takibe alınan 3. Havalimanı'nda yine küresel oyuna yenik düştük.

Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanı olacak proje 35 milyar liralık bedeliyle birçok ülkenin iştahını kabartıyor. 100'den fazla ülkenin bütçesinden büyük olan proje bedelinden pay almak isteyen ülkeler yoğun lobi faaliyetleri yürütüyor.

Bu kapsamda Türkleri 'Ermeni Tasarısı' ile tehdit eden Almanlar emellerine kavuştu. Yeni havalimanındaki ihaleleri Alman şirketleri topladı.

Havalimanındaki asansör ihalesini alan bir Alman firmasının ardından yine yolcu indirme köprüsü ihalesini de Almanların küresel şirketi TyssenKrupp aldı. Söz konusu şirket, yeni havalimanı için her biri 400 bin avro bedelli 143 köprü üretecek. Yaklaşık maliyeti 57 milyon avro olan ihale için yürütülen süreç ise son derece çarpıcı.

Haziran ayında Alman Meclisi tarafından Ermeni tasarısının kabul edilmesinden önce Türkiye'de bu alanda üretim yapan tek yerli firmayla sözü kesilen yolcu köprüsü ihalesi, tasarı sonrasında iptal edilerek yerli firmanın teklifinden 15 milyon avro daha fazla bedelle Alman TyssenKrupp şirketine verildi.

Üstelik yerli firmamız alanında bütün yeterlilik belgesi ve nitelikli üretim kapasitesine sahipken ve üstelik halihazırda Diyarbakır Havalimanı'nda yerli firmamızın köprüleri kullanılırken, Türkiye'nin prestij projesi 3. Havalimanı'nda sahne Almanlara terk edildi.

Milli ve yerli üretime yazık oldu...

***

Şöyle bir baktığımızda Krupp'ların Türkiye'deki hâkimiyeti eskilere dayanıyor... 1877‐1878 Osmanlı‐Rus Muharebesi sırasında 5 ay süren Plevne Savunması'nı yapan Gazi Osman Paşa'nın kullandığı toplar Krupp üretimi... Yine Çanakkale Savaşı'nda da Krupp topları kullanıldı... Yine II. Abdülhamit'in başlattığı demir yolu projesindeki lokomotif ve raylar da Krupp imzası taşıyor...

***

Söz konusu şirket Almanlar için tarihin her döneminde önemli bir yere sahip. 'Bir Alman efsanesi ve küresel şirketi' olarak lanse edilen firmanın yüzde 23 hissesi Alfred Krupp Vakfı'na ait...

Bu vakfın eğitim alanındaki çalışmaları kadar politikayla yakın ilişkisi de dikkat çekiyor...

Şirketin kurucusu Friedrich Krupp'ın (1787-1826), oğlu Alfred Krupp da Alman askeri envanterine giren ilk topları üreten isim, aynı zamanda II. Wilhelm'in yakın dostu... Dönemin basınında Alfred Krupp'ın, II. Wilhelm ile aşk ilişkisi olduğu iddia edilmiş... (1812-1902)

Alman devleti için son derece önemli bu aile şirketi, Alfred Krupp'ın ölümü sonrasında kızı Bertha Krupp'a miras kalmış...

II. Wilhelm, ülke için stratejik öneme sahip bu şirketi reşit olmayan bu kıza bırakmanın başarısızlık olacağını düşünerek, genç bir diplomatı kızla evlenmek üzere görevlendirmiş...  

Gustav von Bohlen und Halbach isimli diplomat, kızla aile şirketi geleneğini korumak adına Krupp soyadını almak şartıyla evlendirilmiş ve şirketin başına getirilmiş... (1906) Gustav Krupp döneminde de Krupp'ların Alman devletiyle ilişkileri hep üst düzey olmuş...

Gustav-Bertha Krupp evliliğinden dünyaya gelen erkek çocuğa Alfred Krupp adı verilmiş...

Alfred Krupp, Hitlerin partisine 'destekçi üye' olarak katılmış... (1938)

Bizzat Hitler'in direktifiyle anne Bertha Krupp şirketteki tüm hisselerini Alfred Krupp'a devretmiş... (1943)

Alfred Krupp döneminde de şirket özellikle Nazilerle yakın iş birliği içinde olmuş ve İkinci Dünya Savaşı'nda Alman zırhlıları Krupp fabrikalarında üretilmiş...

Aynı aile şirketi 1942 yılında ünlü toplama kampı Auschwitz'de de otomatik silah ve fünye üretecek bir tesis için 2 milyon Reichmark yatırım bile yapmış...

Alfred Krupp von Bohlen und Halbach, İkinci Dünya Savaşı sonrası 1948 Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi'nde savaş suçlusu olarak yargılanmış, 12 yıl hapis cezasına çarptırılmış, 1951'de serbest bırakılıp tüm malları kendisine iade edilmiş...

1967ʹde Alfriedʹin ölümü sonrası tek oğlu olan Arndt mirası reddetmiş, şirket ailenin adını taşıyan bir vakfın denetiminde gerçek bir anonim şirkete dönüşmüş...

Alfred Krupp'un vasiyeti ile adına kurulan vakıfta aileden hiçbir üye bulunmamasına rağmen görüyoruz ki Krupp efsanesi bugün bile devam ediyor...

***

Bu şirketin tarihinde görüyoruz ki şirketler yalnızca kendileri için değil devletleri için de varlar. Ve devlet yeri geldiğinde o şirketlerin korunmasında ne gibi roller üstleniyor gördük.

Bugünde görüyoruz ki şirketlerin çıkarları için parlamentolar nasıl çalışıyorlar, diğer ülkeler üzerinden ekonomik kazanım elde etmeyi sağlayacak politik baskı unsurlarını nasıl kullanıyorlar.

Peki, bugün biz vizyon projemiz dediğimiz 3. Havalimanı için yerli ve milli üretim yapan firmalarımızı neden koruyamıyoruz.

Çünkü hâlâ toplumumuz, ülkemiz varsa devletimiz varsa sermayemiz varsa var olabileceğini anlamadı. Bir diğer çünkü de şu ki devletimiz de sermayemiz de büyümenin ancak bilinçli bir toplum yaratmaktan geçtiğini hâlâ anlamadı.

***

Ne oldu ne olacak?

Geçen haftanın gündeminden öne çıkan beş ekonomi başlığı:

  • Ağustos ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıklandı. Sanayi üretimi, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,2; önceki aya kıyasla ise yüzde 9,4 arttı.
  • Dünya Enerji Kongresi İstanbul'da gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ikili görüşme gerçekleştirdi.  Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak olan 'Türk Akımı Projesi' için imzalar atıldı.
  • Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye'den yaş sebze ve meyvede ithalatında bazı ürünlerdeki kısıtlamaları kaldırıldığını duyurdu.
  • Ağustos ayına ilişkin dış ticaret endeksleri bildirildi. İhracat birim değer endeksi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 düştü. İhracat miktar endeksi, ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,6 arttı.
  • Merkez Bankası verilerine göre, cari işlemler açığı ağustosta 1 milyar 776 milyon dolar olarak gerçekleşti. 12 aylık cari işlemler açığı ise 31 milyar 19 milyon dolara yükseldi.

***

Bu haftanın ekonomi gündeminden beş başlık:

  • Hükümet tarafından hazırlanan 2017 yılı bütçe planı bu hafta Meclis'te görüşülecek.
  • Merkezi hükümet borç stoku açıklanacak.
  • Merkez bankası faiz kararını bildirecek.
  • Tüketici güven endeksinde son durum resmedilecek.
  • Avrupa ve İngiltere merkez bankaları faiz kararını duyuracak.