Fatih ve Zuckerberg

N. Nuri YAVUZ 20 Mart 2017 Pazartesi, 06:29

 

Baştan söyleyeyim, bu bir mukayese yazısı değil!..

Fatih Sultan Mehmet, kendisi ve ordusu Hz. Peygamber tarafından müjdelenmiş bir isim.

Tartışmasız büyük, çok büyük bir zekâ, kuvvetli bir entelektüel...

Türk-İslam tarihinin en büyük zaferine imza adan dev bir lider...

Yazının gerekçesi ise böylesi bir ismin, referanduma yönelik bir retoriğe dönüştürülmesinden duyduğum rahatsızlık.

Gençlere 18 yaşında seçilme hakkı veren madde üzerinden geliştirilen politik söylemlerdeki sığlığın, yalnızca söz konusu maddenin sığ ve dayanaksız olmasından kaynaklanmadığını düşünmeye başladım.

Muhalefet bu maddeyle ilgili nasıl ki "Askerlikten muafiyet ve zengin çocuklarına peşkeş çekilecek"" söylemlerine takmışsa iktidar da bir o kadar "Fatih" benzetmesine takılmış durumda.

***

Cumartesi günü, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Çelik Palas Otel'de Bursa basını ile buluştu.

Referandum çevresinde şekillenen konuşmasında 18 yaşında seçilme hakkı tanınmasıyla ilgili olarak Bozdağ da aynı benzetmeyi yaptı.

Bozdağ, "Fatih, İstanbul'u fethettiğinde 21 yaşında. Bir çağ açıp bir çağ kapatabiliyor" dedi.

Kuşkusuz doğru ve büyük bir gerçeklik. Ama bu gerçeklik 18 yaşında Meclis'e girecek bir genç için gerçek manada ne ifade ediyor?

Gençliğin hayal dünyasına enjekte edilen bu suni tohumun filizlenmesi mümkün mü?

Söz konusu bile değil.

Peki, bu maddenin nedeni ne?

***

7 Haziran seçimleri, Türkiye'de gösterdi ki özellikle Doğu ve Güneydoğu'da ayrılıkçı hareket, ülkenin bölünmez bütünlüğü için ciddi bir tehdit boyutuna erişti.

Çok uzak değil, Ağustos 2015'te çok sayıda yerel yönetim sözde özerkliklerini ilan etti.

Bizler, ülkenin bölünmez bütünlüğü için birlik ve beraberlikten yana türküler söylerken birilerinin hain hazırlıkları ortaya çıktı...

Bu tehdidin bertaraf edilmesi yalnızca askeri operasyonlarla değil, beraberinde bir siyasi düzenleme ile mümkün olabilirdi.

İşte anayasa değişikliğinin açıkça dile getirilemeyen gerekçelerinden biri de bu.

Dikkat edin! AK Parti, kurulduğu günden bugüne ilk defa bir seçimde, hatta diğer anayasa referandumundakinin aksine, Kürt seçmene yönelik bir söylem geliştirmiyor. Merkez, merkez sağ ve sağın sağına yönelik bir propaganda süreci yaşıyoruz.

Bu kapsamda 18 yaşa seçilme hakkı verilmesinin, 18 maddelik teklif içinde politik bir söylem geliştirebilmek ve büyük bir sayıya ulaşan genç seçmene seslenebilmekten başka açıklaması görünmüyor.

***

Her 4 gençten birinin işsiz olduğu ülkemizde, nüfusun yarısından fazlasının Facebook üyesi olduğu düşünülürse, yaşadığımız iletişim çağını başlatan Mark Zuckerberg gençler için daha iyi örnek teşkil eder.

Çünkü ülkemizin, gençlere siyasette değil bilimde, teknikte, sanatta, sporda ve toplumsal ilerlemeye doğrudan aracılık eden alanlarda ihtiyacı olduğu herkesin malumu.

Dünya genelinde 1,5 milyar üye sayısına ulaşan Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, 2016 rakamlarına göre dünyanın en zengin 6. kişisi konumunda bulunuyor.

Cinnet akımının Avrupa'dan yükselen sesleri ülkemizi de esir almadan gençlerimizi evrensel iyilik çizgisinde tutmak, Yunus Emre'nin, Mevlâna'nın ve Anadolu'nun hoşgörü düsturuyla eğitmek zorundayız.

Yoksa 'Yeni Fatih'ler rüyamız, yeni şehitler gerçekliğiyle yüreğimizi dağlayacak.

***

Ne oldu ne olacak?

Geçen haftanın gündeminden akılda kalanlar:

  • ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizi oranını 25 baz puan artırarak yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltti. Karar sonrasında Dolar/TL paritesi de uluslararası piyasalarda 3,7123'ten 3,6871'e kadar düştü.
  • Fed Başkanı Janet Yellen, yılda üç kez faiz artırmanın kademeli sıkılaştırmayla kesinlikle uyumlu olduğunu söyledi.
  • Türkiye'de işsizlik oranı, geçen yıl aralıkta bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puanlık artışla yüzde 12,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde işsiz sayısı, 668 bin artışla 3 milyon 872 bin kişi oldu.
  • Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunu "Ba1" olarak teyit etti ve görünümünü "durağan"dan "negatif"e çevirdi.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 8'de sabit tuttu. Borç verme faiz oranı ise yüzde 11'den yüzde 11,75'e yükseltildi. Bu kararın ardından dolar/TL 3,64'ün altına geriledi.

***

Bu haftanın gündeminde beklenenler:

  • Şubat ayı merkezi hükümet borç stoku açıklanacak.
  • Tüketici güven endeksinde mart tablosu belirlenecek.
  • Uluslararası doğrudan yatırımda Ocak 2017 verileri duyurulacak.
  • Şubat dönemi konut satış istatistikleri paylaşılacak.
  • Yenilenebilir enerjide 2016 yılı değerlendirmesi yayınlanacak.