Sözüm ona Avrupalı bunlar!

N. Nuri YAVUZ 14 Şubat 2020 Cuma, 06:00

'Nerede bu devlet, nerede bu millet!'

Türkiye'de 90'ların unutulmaz repliklerinden biriydi...

Fenomen enkırmen (anchorman) Reha Muhtar'ın haber bülteniyle özdeşleşmiş ve o yıllarda dillere pelesenk olmuştu.

Şimdilerde yeniden bu sözü anımsatan olaylarla karşı karşıya kalıyoruz.

***

Takip edenler hatırlayacaktır, 9 Aralık 2019'da bu köşeden 'İşçiler yalnız değildir' başlığıyla Kestel'deki Bodobode-Doğrusan Otomotiv'de çalışan işçilerin sendikal mücadelelerine yer vermiştik.

(http://www.yenidonem.com.tr/yazarlar/n-nuri-yavuz-75/isciler-yalniz-degil-12119.html)

Bu hafta başında da aynı fabrikada sendikal mücadelelerinden duyulan rahatsızlık nedeniyle türlü sebeplerden işten çıkarılan işçiler olduğunu ve çalışanların greve gittiğini duyurmuştuk.

(http://www.yenidonem.com.tr/haber/bursa-da-isciler-salter-kapatip-greve-gitti-uretim-hatti-tamamen-durdu-81604.html)

Anayasal hak olan sendikal teşkilatlanmadan dolayı çalıştıkları fabrikada mobbing ve baskılara maruz kaldıklarını savunan işçiler, işten çıkarılan 13 arkadaşının geri alınması ve şirket yönetiminin yıpratıcı politikalarına son vermesi için şalter indirerek üretimi durdurmuştu.

Hatta fabrika önünde "Sendika Hakkımız Engellenemez", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Direne Direne Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganları atan işçiler, çiftetelli bile oynamıştı.

Öyle anlaşılıyor ki bu çiftetelli birilerini rahatsız etmiş!

Dün gelen bilgilere göre bahse konu şirketin yönetimi, toplu işten çıkarmalara başlamış ve doğrudan 68 kişinin iş haddine sendikal mücadeleden son verilmiş ve çıkarılan işçi sayısı 100'e ulaşmış.

Bakın işçilerden Halil Ercan fabrika önünde yaptığı ve sosyal medyada yayılan açıklamasında ne diyor: "Bu firmaya 22 yıl hizmet vermiş bulunmaktayım. Türk Metal Sendikası'na üye olduğumuz için haksız yere işten çıkarmalar oldu. 15 arkadaşımızı çıkardılar. Biz de buradaki 75 arkadaşımızla eylem kararı aldık. Fabrikada yapılan zulümler, baskılar ve mobbingler bizi bu dereceye getirdi. Pazartesi gününden beri burada soğuğa rağmen bekliyoruz."

Ayrıca işçiler, sendika üyeliği nedeniyle fabrika içinde işçilere bölüm değişikliği yapıldığını, bazı çalışanların zorla e-devlet şifreleri alınarak sendika üyeliğinin iptal edildiğini savunuyor.

***

Bu noktada gelin de 'Nerede bu devlet?' demeyin! Bu nasıl bir pervasızlıktır!  Anayasal hakkını kullanmak isteyen işçiye bu zulüm reva mıdır?

Allah aşkına! Şu fotoğrafa bir bakın!

O işçileri, gecenin eksi 10'lara inen soğuğunda kapıda yatmak zorunda bırakmak hangi hukuk, hangi insanlık, hangi yüreğe sığar! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

Kış ayazında üstünde bir battaniyeyle beton üstünde yatan hak arama mücadelesinin onurlu neferleri o işçiler yalnız değil!

Bu ülkenin bir yurttaşını mağdur eden ve beton üstünde yatmak zorunda bırakanlar, kamu vicdanını yaraladıklarını da unutmamalıdır!

Sadece onlar da değil! İşçinin emeği üzerinden zenginleşen, aman da alaman ortak aldım diye kasım kasım kasılan beyler de bilsin ki hiçbir işçi yalnız değildir!

***

Öte yandan cevap hakkını kullanması, kamuoyunu aydınlatması ve belki de bir savunma yapması için telefonla aradığımız şirket yetkilileri, konu hakkında hiçbir açıklama yapmama kararında olduklarını iletti.

Bodobode Alman firması... Sözüm on Avrupalı yani!..

Sıkıysa aynı tarzı Almanya'da sergilesinler bakalım. İşte bu Alman zihniyeti... Bunun faşist bir duruştan ne farkı var Allah aşkına!