HAREKET EDiN GENÇLEŞiN

Prof.Dr. Sedat DEMİR 17 Aralık 2017 Pazar, 09:00

Günümüz toplumunda yaşam koşulları ve teknolojik olanaklar giderek insanları daha hareketsiz hale getirmektedir. Bütün gün kapalı ortamda masabaşında çalışmak zorunda kalmamız, bilgisayar cep telefonu televizyon gibi elektronik cihazların hayatımıza giderek daha fazla girmesi ve bunlara ayırdığımız zamanın artmasıyla egzersize ayırdığımız zaman daha da azaldı ve neredeyse hareket etmeyi unutmuş, sürekli oturan bir toplum haline geldik.

Birçoğumuz egzersiz yapmak için 'zaman yok' mazeretinin arkasına sığınarak hareketsiz kalmayı normal görmeye başladık. Bir kısmımız da spor salonlarında çoğu kere kendi fizyolojisine uygun olup olmadığına bakmaksızın düzensiz ve kuralsız spor yapmakla egzersiz yaptığımızı zannetmeye başladık.

Oysa başta diyabet hipertansiyon obezite gibi birçok hastalığın tedavisinde ilaçlar ve diyetle birlikte düzenli yapılacak egzersizler tedavinin ana unsurudur. Çağımızın büyük sorunu olan ve aslında birçok hastalığın oluşması ve ilerlemesinde belirleyici faktör olan stresin önemli bir çözüm yolunun da düzenli spor yapmak olduğunu biliyoruz.

Düzenli egzersizlerin gözümüzde büyüttüğümüz kadar zor olmadığını ve aslında hepimizin günlük hayat içerisinde yapabileceğimiz etkinlikler olduğunu kavramamız yararımıza olacaktır.

Gün içerisinde alışkanlık haline getireceğimiz 3-5 km yürümek, bisiklete binmek, yüzmek gibi basit ve yorucu olmayan her yerde kolaylıkla, herhangi bir masraf gerektirmeden yapabileceğimiz egzersizler yeterli ve çok faydalı olacaktır.

Spor neden bu kadar önemli? Olaya sadece sportif faaliyetler sırasında harcadığımız kalori olarak mı bakmalıyız?

Elbette hayır. Egzersizin net faydası sadece harcadığımız kaloriyle ilgili olmayıp, vücudun bazal metabolizmasını yükseltmesiyle ve stresi önlemesiyle ilgilidir. Bazal metabolizma istirahat halinde hatta uykudayken ve hiçbir hareketimiz yokken vücudumuzun kullandığı enerjiyi belirler ve bu birçok faktörle ilgilidir, kilolu mu zayıf mı olacağımızı enerjik aktif dinamik biri mi yoksa ağır hantal biri mi olacağımızı çoğu kere bazal metabolizma hızımızı belirlemektedir. Hiçbir aktivitemiz olmasa bile günlük yaklaşık 1000 kalori civarında vücudun temel metabolizmasından kaynaklanan enerji tüketimimiz olmaktadır. Bazal metabolizmamız ne kadar yüksekse bazal enerji kullanımımız da o kadar yüksek olmaktadır. Bazal metabolizmayı hızlandırmanın bilinen en etkili yöntemi spor ve egzersizdir. Düzenli spor yapmak bazal metabolizmamızı yükselterek sadece yaptığımız spor sırasında kullandığımız enerji miktarından bağımsız olarak zayıflamamızı sağlar. Bunun için yukarıda da belirttiğim üzere ille de spor salonunda yapılan ağır sporlar gerekmez, önemli olan düzenli egzersizler yapmaktır.

İş yerine araçla gelmek yerine birkaç kilometre yürüyerek gelmek bile tek başına yeterli olabilir. Kapalı bir ortamda spor yapmak yerine açık ve temiz havada düzenli egzersizler yapmak çok daha tavsiye edilir bir durumdur. Herhangi bir hastalığı olanların mutlaka doktoruyla ilişki içerisinde günlük egzersiz miktarını ve şeklini belirlemeleri gereklidir hekim diyetisyen ve spor hocasının birlikte oluşturacakları diyet egzersiz be tedavi planı çok etkili ve gerekli olacaktır.

Özellikle obezite, diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon tedavilerinde uygun düzenlenmiş egzersiz  planlamalarının en az ilaç tedavileri kadar hatta belki ondan daha etkili olduğunu biliyoruz. Diyabette de hipertansiyonda da tedavinin 1. basamağı aslında YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ daha doğrusu fizyolojimize uygun sağlıklı yaşam koşullarına geri dönmektir. Yaşam tarzı değişiklikleri içerisinde de düzenli hayat, düzenli beslenme ve düzenli egzersiz ilk yapılacak işlerdir. Düzenli egzersiz ortalama yaşam süresini uzatan oldukça basit bir unsurdur.

Prof. Dr. Sedat DEMiR