MANTAR ZEHİRLENMELERİ (ÖLSEK DE YER MİYİZ ?)

Prof.Dr. Sedat DEMİR 22 Nisan 2018 Pazar, 06:36

Menülerimizin çoğu kere  vazgeçilmezi olan mantarlar bilinçli tüketilmezse ölüme yol açan çok zehirli maddeler olabilmektedir. Genel olarak zehirli ve yenebilen mantarlar olarak ikiye ayrılırlar. Kültürde üretilen ve sağlıklı hijyenik koşullarda depolanıp pazarlanan mantarlarda zehirlenme ihtimali hemen daima olmamakla birlikte doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli olup olmadığını ayırt etmek çoğu kere mümkün değildir.

Mantarlar klorofil taşımayan, parazit veya saprofit olarak yaşayan ve sporlarla üreyen canlı organizmalardır. Özellikle de yağ oranının yok denecek kadar az,  kalori değerinin çok düşük olması, bunun yanında insan vücudu için gerekli temel maddelerden protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin bakımından zengin olması, ve tarifsiz lezzetleri mantarları diyet ürünü olarak ön plana çıkarmıştır, bu özelliklerinden dolayı ülkemizde üretilen mantarlar Avrupa pazarında da geniş yer bulmaktadır. Yani yenebilen mantarlar önerilen bir besindir. Önemli bir ihraç ürünü ve ticari bir maldır.

Kültürde üretilen bu mantar grubuyla da zehirlenme ihtimali olmakla birlikte bu tür zehirlenme olaylarında toksin söz konusu değildir ve hayati önemi olan zehirlenme olması da nadirdir. Bu grupla olan zehirlenmeler genellikle ürünün kötü hijyenik ortamlarda çoğaltılıp işlenmesinden ve pazarlanmasından kaynaklanmaktadır. Zehirlenmeler genellikle çeşitli ağırlık derecelerinde ortaya çıkan gıda zehirlenmeleri ve ishal şeklinde olmaktadır. Tedaviye kolaylıkla cevap vermektedirler.

Asıl sorun olan doğada yetişen mantarlardır. Bunların da yenebilen ve zehirli türleri olmakla birlikte yenebilen mantarlarla zehirli mantarların kesin ayırıcı özellikleri yoktur. Halk arasında zehirli mantarların zehirsizlerden ayırımında birtakım yanlış inanışlar bulunmakta ve çoğu kere de zehirlenmeler mantarları çok iyi tanıdığını sanan kişilerde olmaktadır. Bu yanlış inanışların başlıcaları şunlardır; Zehirli mantarlar çok çekici görüntülerde olurlar. -Belirli bölgelerde yetişen mantarlar zehirlidir -Zehirli mantar gümüş kaşıkla kaynatılırsa kaşık kararır -Sirkeli, tuzlu suda kaynatmak mantarın zehrini ortadan kaldırır -Pişirilen mantarın zehiri kaybolur -Mantar yoğurt ile yenirse zehirlemez -Kurutulmuş mantar zehirlemez -Çayırda yetişen mantar zehirlemez -Koparılınca mantarın rengi değişmezse zehirsizdir, iç kısım mavileşirse zehirlidir -Salyangozlar zehirli mantarı yemez -Ağaç üstündeki mantarlar zehirlemez . Tüm bunların hiçbir bilimsel değeri olmamakla birlikte doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli veya zehirsiz olduğunu anlamak mümkün değildir.

Nasıl ortaya çıkar,  belirtiler nelerdir ?

Mantar zehirlenmeleri içerdikleri toksinlerin tipi ve zehirleme özelliklerine göre genel olarak yenildikten sonra belirtileri erken ve geç ortaya çıkan zehirlenme şekilleri olmak üzere sınıflandırılmaktadır.

Etkisi erken ortaya çıkan zehirlenme tiplerinde genellikle etkilenen beyin omurilik sistemi ve vücudun stabil iç organ dengesini sağlayan otonomik sinir sistemidir. Bu tür zehirlenmelerde;

Yüz ve boyunda kızarma

Ağızda metalik tat

Kol ve bacaklarda karıncalanma, şişme

Ani tansiyon düşmesi ve çarpıntı

Baş ağrısı, sıkıntı hissi, nefes darlığı, terleme

Kalpte ritim bozuklukları,

Terleme, tükrük ve gözyaşı salgılarının artması,

Kusma, ishal, karın ağrısı ile giden bir gıda zehirlenmesi tablosu, 

Görme bulanıklığı,

Böbrek hasarına bağlı böbrek yetmezliği ve acil dializ ihtiyacı,

Bronş salgılarında artış ve  astıma benzer nefes darlığı krizi  görülebilir. 

Bu grup zehirlenmeler çok gürültülü bir tabloyla ve yenildikten sonraki birkaç saat içinde ortaya çıkmasına rağmen tedavileri nispeten kolaydır, genellikle panzehirleri bilinmekte ve uygulanmaktadır, ölümle sonuçlanma ihtimali daha düşüktür.

İkinci grupta etkisi daha geç ortaya çıkan ancak çok ciddi seyreden, içerdiği toksinlerle hücre harabiyeti yaparak zehirlenme ortaya çıkaran ve başlıca Gyromitra ve Phalloides grubu mantarlar ile ortaya çıkan zehirlenmelerdir. Bu tip zehirlenmeler çoğu kere başlangıçta birkaç gün süren sessiz bir dönem yada belli belirsiz ishal belirtilerini takiben çok ağır bir klinik tablo ile böbrek ve karaciğer yetmezliği ile % 60-90 oranında ölümle sonuçlanmaktadır. Asıl korkulması gereken ve pratikte sıklıkla rastladığımız zehirlenmeler bu gruptadır. Gromitra ve Phalloides sendromu olarak isimlendirilen bu zehirlenmelerde genellikle 6-12 saat süren bir sessiz dönemi takiben baş dönmesi baş ağrısı, bulantı kusma, sulu bazen kanlı ishal, tansiyon düşüklüğü ve kas ağrıları ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde bazen belirtiler hafif geçmekte ve kendiliğinden geçici olarak  iyileşebilmektedir. Bu yalancı iyileşme hastaları çoğu kere kandırarak doktora gelmesini engellemektedir. Bir iki gün sürebilen bu iyilik halinin ardından çok ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliği belirtileri sarılık, idrarın ani kesilmesi (anuri) şuur kaybı, şok belirtileri, karaciğer yada üre koması ile ölüm olmaktadır.

Bizim ülkemizde görülen ve ölümle sonuçlanan mantar zehirlenmelerinin büyük bir çoğunluğunu bu grup zehirlenmeler oluşturmaktadır. 

Mantar zehirlenmeleri ve bu zehirlenmelere bağlı ölümlerin en aza indirilmesi iki aşamada mümkündür.

Öncelikle halkın zehirli mantarlar ve mantar zehirlenmeleri konusunda bilinçlendirilmesi, mantar zehirlenmesi vakalarının tanı ve tedavilerinin yeterli yapılması.

Ülkemizde tüm sağlık kuruluşlarımız ve acil birimlerimiz bu konuda yeterli bilinç ve donanıma sahiptir. Burada önemli olan hastaların belirtileri hafife almadan çok erken dönemde bir sağlık kuruluşuna ulaşmalarının sağlanmasıdır. Yeterli destek ve panzehir tedavileri ile iyileşme sağlanmaktadır. Ancak ülkemizde sık rastlanan ve Phalloides denilen mantarlarla olan zehirlenmelerde her şeye rağmen ölüm oranı  % 60-90'lara kadar varmaktadır. Buradan hareketle mantar konusunda halkın bilinçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir. Her ne olursa olsun kültür mantarları dışındaki mantarlar tüketilmemeli, kültür mantarlarının da mutlaka hijyenik koşullarda üretildiğinden emin olunmalıdır. Sağlıksız koşullarda saklanan ve pazarlanan kültür mantarlarında da ciddi zehirlenmelerin olabileceği unutulmamalıdır.