Altın Portakal'da 'öze dönüş' zamanı...

Serap ÖZTÜRK 26 Ağustos 2019 Pazartesi, 06:04

26 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek, Türkiye'nin ilk ve en uzun soluklu festivalin 56.sı için başvurular başladı.

Festivalin ev sahipliğini 31 Mart seçimleriyle başa gelen CHP'li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yapacak. Festivalin idari direktörlüğünü Cansel Çevikol Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu, sanat yönetmenliğini ise Başak Emre üstlenecek. Antalya Film Forum'un direktörlüğünü ise Olena Yershova Yıldız yürütecek.

Sansürleriyle ünlü festivalin yakın geçmişine bakmadan önce tarihini de kısaca hatırlayalım...

Temelleri Antik Roma döneminde atılan organizasyon, ilk başlarda Aspendos Tiyatrosu'nda konser ve tiyatrolar olarak şenlik havasında düzenlenirken, 1963 yılında belediye reisi Avni Tolunay tarafından festivale dönüştürüldü ve o yıl "Antalya Altın Portakal Film Festivali" adını aldı.

Türk sinemasını ve yönetmenlerini maddi/manevi açıdan desteklemek, sinemanın çıtasını daha yükseklere taşımak ve filmlerin uluslararası alanda da tanınırlığını sağlama misyonuyla hayata geçirilen festival, Türkiye'nin en uzun soluklu organizasyonu olmayı başardı fakat hemen her yıl da tartışmalara konu oldu.

SANSÜR VE YASAKLAR DÖNEMİ...

Bu misyonla yola çıkılsa da, festival sık sık sansürlerle ya da kabul edilemeyen değişimlerle gündeme geldi.

1979 yılında sansür kurulunun, yarışmaya katılan bazı filmlere sansür uygulaması bazılarını ise yasaklaması tepkiye neden oldu. Film yapımcılarının hepsi festivali boykot etti.

Festival, 1979'daki sansür, 1980'deki askeri darbe nedeniyle iki sene hayata geçirilemedi. 1985 yılında ise festivalin isminden, 'Antalya' çıkarılıp  "Altın Portakal Film Festivali" adıyla gerçekleştirildi.

79 ve 80'de ise ödül alamayan filmler, 2011 yılında düzenlenen törenle ödüllerine kavuştu.

'ULUSAL' RAFA!

Geçmişte sansür ve yasaklama gibi kabul edilemeyecek kararlara imza atılan festivalde, 2017 yılında AK Partili Belediye Başkanı Menderes Türel'in ulusal yarışma kategorisini kaldırması (kaldırmadık yerli ve yabancı kategorilerini birleştirdik dese de) sektörde deprem etkisi yarattı.

Ulusal yarışmaya çok fazla efor sarfedildiği ve gücün dağıldığı yönünde gerekçeli kararını açıklayan Türel, tek odaklı yarışma düzenleyerek uluslararası alanda daha güçlü bir organizasyon yapmayı hedeflediklerini belirtmişti.

Türel'in 2 yıl süren bu uygulaması elbette, yönetmenler ve oyuncular tarafından büyük tepkiye neden oldu ve protesto edildi. Aralarında SİNE-SEN, SİYAD, TÜRSAV'ın da olduğu 21 vakıf, dernek ve meslek birliği, "Her ne gerekçeyle yapılırsa yapılsın kısa, belgesel, uzun metraj ulusal film yarışmaları kaldırılmış bir Antalya Film Festivali'ne razı olmayacağımızı ve hiçbir etkinliğine katılmayacağımızı duyuruyoruz" açıklaması ile kararlılığını bildirdi.

KONUŞMASI YARIDA KESİLDİ!

Festivale damgasını vuran bir diğer olay ise 2015'te Sarmaşık'taki rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü alan Nadir Sarıbacak'ın konuşmasına yapılan sansür oldu.

Oyuncunun, "Memlekette ilgili dertlerim var. Bu filmden de hareketle çok güzel arkadaşlarım var. Farklı dinden, dilden, ırktan, meşrepten, mezhepten. Bizi ancak kardeşlik ve muhabbet kurtaracak" sözleri canlı yayında kesilmişti.

"HATALARLA YÜZLEŞİN"

Festivale az bir zaman kala geçtiğimiz günlerde açıklama yaparak sansürü tekrar gündeme getiren SİYAD (Sinema Yazarları Derneği),  Başkan Muhittin Böcek'in verdiği "Antalya'ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceği" yönündeki sözünü hatırlattı.

Açıklamada geçmişin hatalarıyla yüzleşilmesi, 2014 yılında Altın Portakal'da yarışmaya seçilen ancak sansürlenen "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" belgeselinin ve o yıl dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösteriminin yapılması gerektiği belirtildi.

YENİ BAŞKAN: ÖZE DÖNÜYORUZ

Bu yıl gözler görevi devralan Başkan Muhittin Böcek'e çevrildi ve festivali nasıl bir çerçeveye sokacağı merak ediliyordu.

Ortak akıl vurgusu yapan, bu yıl ki organizasyonun içeriğini sektör temsilcileri ile görüş alışverişinde bulunarak oluşturduklarını belirten Böcek, "Altın Portakal özüne dönecek" sözünü verdi.

Dikkat çeken noktalar ise ulusal yarışmanın yeniden festivale dahil edileceği, 4 yıl önce "Uluslararası Antalya Film Festivali" olarak değiştirilen organizasyonun isim hakkının yeniden verilerek "Antalya Altın Portakal Film Festivali" ismiyle devam edeceği yönündeki açıklama oldu.

Ulusal Yarışma'da 810 bin, Uluslararası Yarışma'da 97.5 bin TL olmak üzere toplamda 1 milyon 357 bin 500 TL değerinde ödül dağıtılacak.

BİR İLK: KADIN EMEKÇİLER...

Bu yıl ilk olarak kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmek amacıyla 50 bin TL değerinde Cahide Sonku Ödülü verilecek.

Ümit ediyorum ki bu sene sansürün, kırpmaların, kesmelerin gündeme gelmeyeceği  bir festival izleme şansına sahip oluruz...